Orhan Güneş
Orhan Güneş



SEN, BEN, O VE HİÇ

20 Şubat 2018 Salı 12:58

 

İçi su dolu bir kova düşünün…

Bu kovanın içerisinden bir miktar su alın, bir kalıba koyup dondurun.

Sonra o şekilli buz parçasını tekrar kovanın içine koyun ve ona bir hayat verin; korkuları, kızgınlıkları, egoları, kısaca bir insanda var olan tüm duyguları verin ona…

Yaşadığını, var olduğunu zannederken bir yandan da eriyip, ait olduğu yere, kovaya tekrar akmaya başlasın.

Geldiği yere tekrar döndüğünün idrakine varırsa ve kalan hayatını nefsine hâkim olarak geçirmeye karar verirse ne ala, ama son damlasına kadar bunun farkına varmayıp kibir, ego, kötülük duygularından arınmadan kalırsa o zaman idrak edene kadar dondurup tekrar eritin.

İşte varlık o buz kalıbından çıkan buz parçası, hiçlik de kova içerisindeki sudur…

Var olduğunu sandığımız şey aslında hiçlikten ibarettir.

Önemli olan hiçliğimizi, var oluş sanrımızın hangi amaçla oluştuğunu idrak etmek ve var olduğunu sandığımız bu ömrü bu idrak içerisinde geçirmektir.

Hoca’ya sormuşlar: ‘’Kimsin?’’

‘’Hiç’’ demiş Hoca ‘’hiç kimseyim.’’

Dudak büküp önemsemediklerini görünce sormuş: ‘’Sen kimsin?’’

‘’Mutasarrıf’’ demiş adam kabar kabara.

‘’Sonra ne olacaksın?’’ diye sormuş Hoca.

‘’Herhalde vali olurum’’ diye cevaplamış adam…

‘’Daha sonra?’’ diye üstelemiş Hoca.

‘’Vezir’’ demiş adam.

‘’Daha daha sonra ne olacaksın?’’

‘’Bir ihtimal sadrazam olabilirim.’’

‘’Peki, ondan sonra?’’

Artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş: ‘’Hiç.’’

‘’Daha niye kabarıyorsun be adam ben şimdiden senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: Hiçlik Makamı’nda!’’

Hiçlik makamı aslında varlık makamıdır. Ama onun takdiri sadece Hakka aittir.

‘’Hiç’’ olmak çoğu zaman ‘’biri’’ olmaktan iyidir. Çünkü hiç kimse olmak herkes olmak demeye de gelir.

‘’İnsanların onca peşinden koştukları, dört elle sarıldıkları zenginliğin, iktidarın; hatta hayatın bile bir değeri varsa, o da bütün bu şeylerin fırlatılıp atılmasındaki zevktedir. Hiçlik Makamı asillerin makamıdır’’ diyor Tolstoy.

‘’Kendini hiçe saymazsan hiçlikten kurtulamazsın’’ diyen Mevlana, kişinin nefsine uyarak benlik sevdasına kapılmamasının önemini ve bunun faydalarını şöyle dile getiriyor.

‘’Kim benliğinden kurtulursa bütün benlikler onun olur.’’

‘’Kendisine dost olmadığı için herkese dost kesilir.’’

‘’Nakışsız bir ayna haline gelir, değer kazanır. Çünkü bütün nakışları aksettirir.’’

Dünya makamı herkese verilebilir. Bu yolda merdivenleri çıkarken hiç kimse etrafında insanlara selam vermeyi unutmamalıdır.

Unutmamalı, çünkü merdivenleri inerken yine aynı insanlara rastlanılacaktır.

Yine Mevlana diyor ki: ‘’Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken, sen HİÇ ol.

Menzilin yokluk olsun.

İnsanın çömlekten farkı olmamalı.

Nasıl ki çömleği ayakta tutan dışındaki biçim değil, içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, HİÇ’lik bilincidir.’’

Makamların en güzeli olan Hiçlik makamına erişebilmek ümidiyle…




Bu haber 250 kez okunmuştur.

21.7.2018 04:57:30 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.