Hasan BOZBEY   hbozbey@ajansorhangazi.com
Hasan BOZBEY hbozbey@ajansorhangazi.com



İnsanları tanımak için

12 Eylül 2014 Cuma 09:48

Bir hikaye,

Bir örnek dikkatimi çekti.

Ne yapmalı, ne etmeli diye düşünürken,

Bu örnek aklıma takıldı.

Sizlerle de paylaşmak istedim doğrusunu isterseniz.

“İnsanları tanımak” başlıklı bir yazı bu.

Günümüz dünyasını gayet iyi anlatan,

Okuduğunuzda “evet evet. Aynen de böyle” diyeceğiniz bir yazı olduğu için,

Paylaşmak istedim.

 

***

Buyrun öyleyse,

İnsanları tanımak için…..

Mutluyken herkes iyidir, insanları mutsuz oldukları anlarda tanırız.
İnsanların belli bir dönemlerinde geniş arkadaş çevrelerine sahip olurlar.

Kalabalığın çevresinde toplanması hoşuna gider.

Kendini dünyanın merkezi olarak görür.

Ama zaman ilerledikçe kıyımlar başlar insanların hayatında.

Bu kayıplardan bir ders çıkarmak insanı olgunlaştırır.

Yapılan seçimlerde daha dikkatli davranmasını sağlar.

Hata bir kere yapılır.

Aynı hatayı ikinci kez tekrarlamak akıllı insanların işi değildir zaten.

Sözlerim akıllı insanlara.

Hayatın doğası gereği onu yaşanır kılan hiç şüphesiz arkadaşlar, dostlar, aile, sevgili diye devam eden bir sürü sevgi bağıdır.

Mutlu anların da bir arkadaşınızın size bir zararı ya da kötülüğü dokunmaz.

Bu yönünü karşınızdaki size mutsuz olduğu anlarda gösterir.

Dost dediğin zaten insanın hayatında ya bir ya da iki tanedir.

Daha ileri gitmez.

Siz dostlarınızın birden fazla olduğunu düşünseniz de hayat bunun doğru olmadığını size gösterecektir.

Birine güvenmenin gitgide zorlaştığı dünyada çevrenizde ki insanlardan korunmak için kendi kendinize savunma metotları oluşturursunuz.

Bunlardan bazıları şöyledir:
Size karşı sözünü sakınan insanlardan(umursamaz)
Cebinde parası varken hesap ödemekten kaçanlardan (cimri)
Sizi övgü dolu sözlerle süsleyenlerden (yalaka)
Bilmediği konularda biliyormuş gibi davrananlardan (cahil)
Sürekli kendinden bahsedip, kendini üstün kılmaya çalışanlardan (bencil)
Başkalarının arkasından atıp tutandan sonrada yüzüne gülücükler atanlardan(ikiyüzlü)
Sadece mutlu olduğunuz anlarda yanınızda olanlardan (çıkarcı)
Bunların hepsi bir insanı hayatınıza katarken, ona değer verirken kullanılması gereken metotlardır. 
Güneşli havalarda yanınızda olup da yağmurlu anlarınızda sizi terk edenlerden her zaman uzak durun.

 

***

Nedendir peki bu çıkarcılık?

İnsanlar çıkarları doğrultusunda hareket etmeyi severler.

İnsanların çıkarları bazen ihtiyaçtan, bazen de aşırı bencilliklerinden doğar.

Bana dokunmayan yılan binyıl yaşasın felsefesini, çoğumuz yaşantımızda benimsemişizdir.
Bunun yanında da benim başıma gelmesinde geri kalan canlara ne olursa olsun düşüncesi de benliğimizde yer etmiştir.
İşte bu düşüncelerden doğan davranışlarımızla hareket ederek yaşantımızı sürdürmeye çalışırız.

Öyle bir an geldiğinde de yanına yaklaşmadığımız olayların, bizim başımıza geldiğini görünce o suskun olan bizler adeta bülbül gibi şakırız.

Kim bilir nedense ?
Kişisel çıkarlarımız uğruna sessiz kaldığımız davranış ve sözlerde aslan kesiliriz.

Niye böyle yaparız?
Niye böyle davranırız? Kendimizi sorgulamayız.
Suçlu bellidir. Tek suçlu vardır ; o da bu olaylara sebep olan kişiler.

Onlar kaka konumundalardır.

Çıkarları doğrultusunda hareket eden insanlar hep sütten çıkmış ak kaşık olarak görürler kendilerini nedense?

 

***
Daha önce aman benden uzak olsun da cehenneme direk olsun dediğimiz kişiler ve olaylarla iç içe kaldığımız an, ağa takılan bir balığın kurtulma çabalarından daha fazla çaba gösteririz.

Sırf yaşamak için. Başkalarına tanımadığımız yaşama hakkını isteriz.
E hani senin başına böyle bir olay gelmeyecekti.

Sen böyle bir olayla karşılaşmayacağına o kadar emindin ki, şimdi başına gelince ne oldu da o koltuk altların birden bire hindi gibi kabardı? Ağzın sonuna kadar açıldı da veryansın edersin.

Can derdi değil mi?
Senin canın o an candı da, başına kötü olaylar gelenlerin canı can değil miydi?
Şimdi veryansın ediyor, basıyorsun karşındakine sonuna kadar kalayı.
Eh insanoğlu bir dediğin bir dediğine, bir davranışın bir davranışına uymuyor. Hayattaki diğer sorunları ve anlaşmazlıkları sen yarattığın gibi. Ne yazık ki bunu da yine sen yapıyorsun. Sebebi aslında sensin. Başka hayatlar değil.
İçgüdüsel dürtülerin bencillik ile çakıştığı noktada ve kişisel çıkarların mevzu olduğu zaman da hani derler ya babanı bile tanımayacak konuma geliyorsun. Ve bu olumsuzluğun sebebi yine sensin. Senin bencillik, bana ne ve vurdumduymazlık duyguların.
İnsanoğlu sende bu duygular var olduğu sürece ve sen; bunları üzerinde taşımak istediğin müddetçe ne sırtındaki yüklerin, ne de yüreğindeki acıların hafifler. 
Unutma ki hayat sırtımızı güvenle ve rahatça dayayabileceğimiz tek yaşamdır.
Ve senin hayatı yaşanır kılınmaz hale getirmeye hakkın olmadığı gibi; kendi suçunuda başkalarına yüklemeye hakkın yok!

 

Onu bilesin.




Bu haber 1855 kez okunmuştur.

22.8.2019 02:34:43 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.
Gaziantep Klima Servis Gaziantep Klima Montaj Gaziantep Klima