Gökhan Ulusu
Gökhan Ulusu



Ak Parti'de kaos bekleyenler yanıldı

17 Eylül 2014 Çarşamba 08:53

Bahar dönemi hayli hareketli ve hızlı geçti..

Öncesinde yerel seçimler ve akabinde Cumhurbaşkanlığı seçimlerini geride bıraktık..

Cumhurbaşkanlığı seçiminin önemi ve anlamı çok büyüktü..

Çünkü ilk defa Cumhurun Başkanını cumhurun kendisi seçecekti..

Tabi ki burada gözler Recep Tayyip Erdoğan’a çevrilmişken; muhalif gruplar da karşısına siyasetten uzak, halktan kopuk bir adayı çıkardılar..

İşin bu kısmına değinmeyeceğim..

Asıl bu seçimle beraber muhaliflerin tek bir beklentisi vardı..

O da Ak Parti, kendi içerisinde ayrışacak mı?

Öncesinde Abdullah Gül ile Tayyip Erdoğan arasında nifak tohumları ekilmek istendi..

Sonrasında Ak Parti içerisinde ki ‘’yenilikçiler’’ ve ‘’gelenekçiler’’ ayrışmasına gidilmek suretiyle kaos ortamı yaratılmak istendi..

Peki muhalefette ki bu beklentinin kökeni nereden geliyordu?

Gelin hep birlikte bunu irdeleyelim..

***

Tarih 8 Mayıs 1972..

CHP Genel Başkanı İsmet İnönü partisinden istifa ediyor..

Cumhurbaşkanlığı yapmış ve sonrasında yeniden başbakan olmuş..

Parti genel başkanlığı da devam ediyor..

Oysa karşısına parti içerisinden ‘’yenilikçi’’ söylemler ile bir Karaoğlan çıkıyor..

Ve İsmet İnönü’yü devirerek genel başkan seçiliyor..

Böylece tarihe, ‘’parti içi mücadele sonucunda değişen ilk genel başkan’’ olarak geçiyor..

Geliyoruz Turgut Özal’a..

Anavatan Partisi’ni kurdu..

Büyük halk desteğini arkasına aldı..

Önce Başbakan sonra da Cumhurbaşkanı oldu..

Ancak Cumhurbaşkanı olduktan sonra partisi ile ters düştü..

Kendisi Yıldırım Akbulut’u desteklerken;

Partisi bir an da ‘’yenilikçi’’ söylemlerde bulunan, genç ve dinamik olan Mesut Yılmaz’ı genel başkan seçti..

Peki ya Süleyman Demirel dönemi?

Aynı senaryoyu Doğru Yol Partisi’nde de görüyoruz..

Süleyman Demirel parti genel başkanlığı yapmış güçlü bir isimdi..

Ancak Cumhurbaşkanı olduktan sonra DYP ile ilişkileri bozulmuştur..

Demirel Köşk’e çıktıktan sonra DYP kongreye gitmiş ve 3 adaylı bir seçim yapılmıştır..

O dönem Milli Eğitim Bakanlığı yapan Köksal Toptan,

İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ve Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Tansu Çiller..

Demirel’in kesinlikle istemediği tek isim Tansu Çiller’dir..

Oysa parti teşkilatı ‘’yenilikçi’’ olan ve heyecanı yüksek olan Tansu Çiller’i genel başkanlık koltuğuna getirmiştir..

***

İstisnasız cumhurbaşkanlığı makamına çıkan herkes ( parti liderliği yapmış olanlar ) kendi partisi ile ters düşmüş..

İşte Ak Parti’de kaos çıkmasını bekleyenlerin dayanakları da bu eski kültürdü..

Ancak yanıldılar..

Bu defa tarih tekerrür etmedi..

Çünkü ne Türkiye eski Türkiye ne de Ak Parti mensupları eski zihniyette..

İşte bu yüzden biz ‘’Yeni Türkiye’’ diyoruz..

Geçmişin getirdiği o yanlış siyasi kültüre dur denildiği için ‘’Yeni Türkiye’’den bahsediyoruz..

Zaten Ak Parti’nin başarısında ki en önemli faktörde bu..

Geçmişin hatalarından ders çıkarıp gelecek için sağlam temeller oluşturması..

Recep Tayyip Erdoğan da bu partinin kurucusu ve doğal lideridir..

Bu yüzden Cumhurbaşkanı seçildiği günden bu yana da partisi ile olan yakın ilişkisi devam etmektedir ve edecektir de..

Çünkü halkın seçtiği bir cumhurbaşkanıdır..

Dolayısıyla Ak Parti içerisinde kaos ortamının çıkmasını bekleyenlerin hevesleri de kursaklarında kalmış oldu..

 

Kalın Sağlıcakla..




Bu haber 1733 kez okunmuştur.

24.11.2017 19:44:58 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.