Gökhan Ulusu
Gökhan Ulusu



Türk Dış Politikasında değişim olur mu & sıfır sorun politikası

19 Eylül 2014 Cuma 09:18

Recep Tayyip Erdoğan halk tarafından seçilmiş ilk cumhurbaşkanı oldu ve Köşk’e çıktı…

Başbakanlık görevini ve Ak Parti genel başkanlık görevini ise Ahmet Davutoğlu’na bıraktı..

Davutoğlu, hem Abdullah Gül’ün başbakanlığı döneminde hem de Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı sürecinde dış politika danışmanı olarak görev yaptı..

Ve sonrasında da Dışişleri Bakanlığı’na getirildi..

Burada Davutoğlu’nu diğer başbakanlardan ayıran bir özellik var..

O da Uluslar arası İlişkiler hocası olması..

Son 30 yıla baktığımızda iş dünyasından, işletmeci, ekonomist, mühendis vb meslek gruplarına sahip başbakanlar çıktı..

Ancak Davutoğlu hem teorisyen hem de akademisyen..

Hal böyle olunca da insanın aklına şu soru geliyor..

Acaba Türkiye’nin dış politikasında bir değişim olacak mı?

Öncelikle cevabını vereyim ve sonra da konunun detayına girelim..

Türkiye’nin dış politikasında köklü değişiklikler yaşanmaz..

Şimdi nedenlerine geçelim..

Çünkü yazımın girişinde de belirttiğim gibi Davutoğlu zaten uzun zamandır Türk dış politikasına yön veren isim..

Belirlediği stratejiler doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor..

Başbakan olduktan sonra da alanı gereği dış ilişkilere büyük önem verecek..

Ancak burada farklı bir strateji uygulayacağı önemli bir konu başlığı var..

O da ‘’Komşularla Sıfır Sorun Politikası’’..

Davutoğlu’nun bu politikası 90’lı yılların sonu ve 2000’li yılların başına denk gelir..

Sıfır sorun politikası fikri açıdan çok iyi düşünülmüş bir projedir..

Çünkü Türkiye’nin bölgesel güç olabilmesinde ve finansal anlamda gelişmiş ülkeler seviyesine çıkabilmesinde ki anahtar; komşularla olan iyi ilişkilerden geçmektedir..

Ancak bu politika da unutulmaması gereken çok önemli bir nokta vardır..

O da coğrafyamızın çok kaygan bir zeminde olması..

Çok hızlı değişim ve dönüşümlerin yaşandığı bu coğrafya da komşular ile kalıcı bir barış ortamının oluşturulabilmesi çok zordur..

***

Şöyle kısaca yakın geçmişimize bir göz atalım..

Çok geriye gitmeyelim..

90’lı yılların sonu..

Irak’ta Saddam Hüseyin, Suriye’de Hafız Esad’ın ölümünden sonra iktidar gücünü yeni yeni oturtmaya çalışan Beşar Esad;

İran’da Refsancani sonrası Muhammed Hatemi, Ürdün’de Kral Abdullah;

Filisten’de henüz Batı Şeria ve Gazze diye ikiye ayrılmayan tek yapılı bir yönetim ve başında Yaser Arafat..

Peki bugün bölgemiz ne durumda?

Saddam sonrası siyasi istikrarın sağlanamadığı ve adeta bir çok devletmişçesine hareket eden bir Irak var..

İkiye ayrılan Sudan yönetimi..

Batı Şeria ve Gazze olmak üzere iki yönetimin yer aldığı Filistin..

Hüsnü Mübarek’in ardından seçimle göreve gelen Mursi ve akabinde yeniden darbe sonrası görev değişikliğine gidilmek suretiyle başa gelen Sisi;

Ülkesinde yaşayanları katleden ve milyonlarca insanının mülteci olmak zorunda bırakıldığı Suriye,

Aşiret kavgalarının bitmek bilmediği Libya..

İşte Ortadoğu bölgesi böylesine yangın yeri..

Bölge de ki gelişmeleri bugün için kestiremiyoruz..

Çünkü dün yaşanan bir gelişme bugün aniden değişebiliyor..

***

Ancak tüm bunlara rağmen ‘’komşularla sıfır sorun politikası’’ stratejimizden ödün vermemeliyiz..

Bu politikanın hayata geçirildiği ilk yıllarda ciddi anlamda meyvelerini aldık..

Ticari anlamda büyük atılım yaşadığımız dönemler bu politikanın yürütüldüğü döneme denk gelir..

Ciddi anlamda yabancı sermaye akışı sağlandı ülkemize..

Ancak yukarıda da belirttiğim gibi beklenmedik olaylar bu politikanın şimdilik rafa kalkmasına neden oldu..

 

Oysa Davutoğlu’nun bu politikası orta vadede olmasa da uzun vadede ülkemize büyük katkı sağlayacağı gerçeğini unutmayalım..




Bu haber 1550 kez okunmuştur.

18.11.2017 07:42:26 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.