Hasan BOZBEY   hbozbey@ajansorhangazi.com
Hasan BOZBEY hbozbey@ajansorhangazi.com



Bu şehrin öncelikleri var

22 Eylül 2014 Pazartesi 00:03

Bir sohbet esnasında,

Şehrin öncelikleri konusunu tartışıyoruz arkadaşlarımızla.

Bunu konuşurken,

2004-2009 yılları arasındaki Yusuf Korkusuz dönemine aklım gitti.

O dönemi bugün kiminle konuşursanız konuşun,

Çok hizmetin yapıldığı,

Bir çok projenin hayata geçirildiği bir dönem olarak tanımlar.

Fakat,

Tek bir farkla.

Bir sürü iş yapıldı da,

Hangi yapılan iş öncelik sırasına göre yapıldı,

İşte burası hep tartışıldı.

Mesele bir yerel yönetim için sadece hizmet üretmek değil,

Aynı zamanda doğru hizmetleri,

Öncelik sırasına göre,

Ve tabiki kamu çıkarları korunarak yapılması herşeyden önemlidir.

 

*** 

Orhangazi’de şu anda yeni bir yönetim var.

5 ayı geride bırakan,

Ciddi borçlarla devralınan,

Plansız, programsız yapılan alt yapılar,

Üstelik son derece fütursuz firmalarla yapılan alt yapılar nedeniyle sıkıntılı bir süreçteyiz.

Kimi kesimler kendince sorun üretse de,

Bu şehrin öncelikleri var.

Olmazsa olmazları,

Acil ihtiyaçları,

Bir an önce yapılması gereken işleri var.

Bu öncelik sırası zaten herkesçe malumken,

Farklı şeylerin peşinde koşanları da zaten pek ciddiye almamak gerek.

 

*** 

Neler peki bu öncelikler?

Birincisi alt yapının tamamlanması,

Ardından da üst yapı.

Yani asfaltlamalar.

Gerçek anlamda alt yapı çalışmaları ve yolların durumu insanları canından bezdirmiş durumda.

Dolayısıyla da Orhangazi’de şu anda alt yapıda yaşanan bu sorundan daha öncelikli gelecek hiç bir konu bulunmamakta.

Bu yüzden de Orhangazi Belediyesi ve belediye yetkililerinin tüm enerjilerini bu konuya harcamaları gerekiyor.

Eğer mesainin büyük bölümü bu konu için harcanmazsa,

Büyük sorunlar, sıkıntılar ve telafisi mümkün olmayan krizler de Orhangazi’yi bekliyor demektir.

 

*** 

Elbetteki belediye başkanı Neşet Çağlayan başta olmak üzere,

Belediyenin tüm ilgili kurumları ve teknik personeli bu sorunların çözümü için de ciddi mesailer harcıyorlar.

Yaşanan tüm aksaklıklar ve eksikliklere rağmen,

En azından insanların biraz olsun rahatlığı için geceli gündüzlü bir çalışma söz konusu.

Öyle sanıyorum ki,

Bu konuda şehirdeki herkes hemfikir.

Alt yapı ve asfaltlama çalışmaları bu şehrin en birinci önceliği,

Ve çözüm bekliyor.

 

*** 

Kentin bir diğer önceliği de meydan projeleri.

Biri Cumhuriyet Alanı,

Diğeri ise Marmarabirlik’e ait arsanın bulunduğu yerde planlanan kent meydanı.

Cumhuriyet Alanında düşünülen çalışmalar alt yapının tamamlanması,

Asfaltlama ile birlikte başlatılacak bir çalışma olacak.

Diğer önemli husus olan Marmarabirlik arsasının olduğu 16 bin m2 arsada düşünülen Kent Meydanı ise biraz daha farklı bir çalışma bekliyor.

Gemlik caddesi üzerindeki bu arsa daha önce yeşil alana dönüştürülmüştü.

Bir önceki belediye idaresi zamanında arsanın belediyeye devri konusunda en ufak bir adım atılamamıştı.

30 Mart yerel seçimlerinden sonra bu konuda da umutlu bir bekleyiş söz konusuydu.

Geride kalan süreçte bununla ilgili bir kaç adım atılmış olsa da,

Gerçek bir çalışma bir türlü yapılamamıştı.

Nihayet bu konuda biraz da olsa sevindirici gelişme geçen haftanın son gününde geldi.

Ak Parti Bursa Milletvekili İsmail Aydın, Marmarabirlik Genel Başkanı Hidamet Asa ile bir görüşme gerçekleştirdi. 

Bu görüşmeden çıkan sonuç ise arsanın tahsisi yada imar durumu ile ilgili acil adımlar atılması oldu.

Bu görüşme ile ilgili İsmail Aydın bir açıklama yaptı.

“Marmarabirlik’e ait Orhangazi’nin merkezinde 16 bin metrekareyi aşan arsası bulunuyor. Bizler bu arsanın karşılıklı görüşmeler sonucu taraflara en iyi şekilde kazandırılması yönünde çalışmalarda bulunduk. Bu arsanın Orhangazi Belediyesi tarafından geçmiş yıllarda imar değişikliği ile  yeşil alan olarak  kullanıma  açılması  kararı alınmıştı. Marmarabirlik’in ve üretici ortaklarının  mağdur olmamaları  konusunda  yerin  arsa değeri  karşılığında istimlak bedeli ödenerek  veya Büyükşehir  Belediyesi tarafından  Bursa’nın imara açılan  bir bölgesinde yer tahsisinde bulunarak  konuyu çözüme  kavuşturmak istiyoruz”

İsmail Aydın’ın anlattığına göre, arsa konusunda somut adımlar önümüzdeki günlerde atılacak.

Böylece bu sorun için de çözüme yönelik çalışmalar görmüş olacağız.

Peki kent meydanı ve Cumhuriyet alanındaki çalışma bu şehir için neden bu kadar önemli?

Öyle ya,

Belki başka öncelikler olabilirken Orhangazi’de,

Neden meydanlar?

Şöyle izah etmek gerekir ki,

Ne yazık ki Orhangazi uzun süredir kent havasından tamamen uzaklaşmış,

Ne meydanı belli,

Ne de yaşam merkezleri.

Dolayısıyla kent görünümünden bu kadar uzak bir ketin yeniden şehirleşme adımları atılması için,

Bu çalışmalar da son derece önemli.

 

*** 

Alt yapı ve kent meydanları.

Evet, 

Şehrimizin iki önemli önceliği bunlar.

Elbetteki bu büyük iki proje ile birlikte,

Belediyenin yapacağı başka çalışmalar da her daim olacak.

Ama yerel yöneticilerimiz bu iki hususa daha fazla enerji harcamak zorunda.

Bunun yanı sıra bu çalışmalara ilçenin tüm dinamikleri de destek olmalı.

Çünkü bu şehirde yaşayan insanlar çok daha iyi şeylere layık.

 

*** 

Feyzullah Türe duruma “kendince” izahat getirmiş.

Hatırlayacaksınız,

Geçen hafta Çakırlı’da yapılan Mahalle meclisi toplantısında Feyzullah Türe’nin bir söylemine dikkat çekmiş,

Kullandığı ifadenin de faşizan bir yaklaşım olduğunu söylemiştim.

Feyzullah Türe faşisttir demedim

Sadece bu yaklaşımın faşizan bir yaklaşım olduğunu söyledim.

Yazının ardından bir dönem aynı gazetede köşe yazarlığı da yaptığım,

Yani bir süre de olsa mesai arkadaşlığı yaptığım Feyzullah Türe ile telefonla kısa bir görüşme yaptım.

Kendisi yazılı bir açıklama ile durumu düzetlme,

Düzeltirken de yine konuyu başka tarafa saptırıp,

Bize de dokundurma zahmetinde bulunmuş.

Varsın dokundursun da,

Yazılı açıklamasında da haliyle “Burası Erzurum yada İspir değil” söylemini yine savunmaya kalkmış.

Demiş ki,

Gazetenin “Çakırlı toplantısı” haber metninde; şahsım ve başkanı olduğum siyasi partinin varlığıyla ilgili herhangi bir ibare yoktur. Gazete, meseleye “İşçi Partisini yok sayan” bir taraftan bakmaktadır.  Tarafgirliğin gereği olarak da; amacı karalamak olan köşe yorumunda, ‘Çakırlılı bir vatandaş’ olmam değil, partimin tüzel kişiliği özellikle öne çıkarılmıştır. Konuşmamda işaret ettiğim hususlar duymazdan gelinmiştir. Köşe yazısı; konuşmamın salonda yarattığı olumlu havayı, “yorumla küçültme” dürtüsünün yansımasıdır. 

Bana ait hiç bir cümlenin gazetede yer almamasından dolayı, salonda bulunamayan kimseler in gözünde “despot” bir Feyzullah Türe ve İşçi Partili imajı yaratmaya çalışılmıştır.

Gazeteye girebilen tek cümlem, üzerinde fırtına koparılmaya çalışılan ve yakışıksız karalamalarda bulunulan; “Burası Erzurum’a ait bir yer değil, Çakırlı’ya aittir!” şeklindeki son cümlemdir. (Yazının devamında bu cümlenin anlamına açıklık getirilecektir.)

Bu durum, gazetecilik etiğine sığmayan öznel ve taraflı bir yaklaşımdır.

Oysa hitabımda;

Çakırlı gibi bir kırsal çevrede; salt paraya ve zenginliğe dayalı bir arsa mülkiyeti kazanma olgusunda; çevrenin sosyal dokusuna uymayan kimliklerin arsa sahibi olmasının getireceği uyum sıkıntılarına işaret edilmiştir. Bu konuda, belediye tarafından bir önlem düşünülüp-düşünülmediği sorulmuştur. 

Büyük çoğunluğu tarımla uğraşan köylülerin, tarım ürünlerinden kazanç elde edemediği ve kredi borçlarından dolayı birçoğunun icralık olduğuna işaret edilmiş ve “satın alma düzeylerinin sıfır” olduğuna dikkat çekilmiştir.

Bu eşit olmayan koşullarda, böyle bir dayatmaya, ancak hep birlikte karşı durulduğunda, adaletsizliğin önleneceğine vurgu yapılmıştır. 

“Burası Erzurum’a ait bir yer değil, Çakırlı’ya aittir!” cümlesine gelince; bir toprak parçasının, bir arsanın kime ait olduğunu; “Burası Erzurum veya İspir’e ait bir arsa değil, Çakırlı’ya ait bir arsadır!” cümlesi, düzgün Türkçeyle kurulmuş bir cümledir ve yediden yetmişe herkes anlamıştır. 

Hiçbir yerde kendimi “sosyal demokrat” olarak tanımlamadım. Ben Kemalistim, yurtseverim, Mustafa Kemal’in askeriyim. 

Faşist; sağcı-solcu-sosyal demokrat türünden bir dünya görüşünü benimseyen değildir. 

Doğup büyüdüğü toprakları ve çevre dokusunu titizlikle korumaya çalışan birine faşist değil, ancak vatansever denebilir.

Faşizm; bir ülkede demokrasiyi rafa kaldıran bir diktatorya heveslisinin, büyük sermayenin belli bir kesimini arkasına alarak kurduğu yönetim biçimidir. Silahlı güçle uygulanabilir. Başta bir tiran; altında kendisine kayıtsız koşulsuz itaat eden;  “aman efendim” “yaman efendim”ci  bir güruh bulunur. 

Faşist tanımı, onu tamamlayan bir iktidar ve yaptırım gücünü gerektirir.

Bu erke direnen veya muhalefet edenler, faşist olamazlar.

Baştaki egemenin buyruklarını, mazlum halka karşı sorgusuz sualsiz uygulayanlara faşist veya faşizm taraftarı denir!

Sayın köşe yazarımız; branşını aşan bir alanda, bu kadar iddialı bir yazı kaleme alacağını söyleseydi, kendisine severek yardımcı olurduk…

 

*** 

Yorum sizlerin…




Bu haber 2494 kez okunmuştur.

14.11.2019 08:51:46 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.
Gaziantep Klima Servis Gaziantep Klima Montaj Gaziantep Klima