Orhan Güneş
Orhan Güneş



Telif hakkı, patent ve marka

20 Aralık 2014 Cumartesi 14:57

 Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa (FSEK) göre eser; sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleridir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilip koruma altına alınabilmesi için;

Sahibinin özelliğini taşıması,

Şekillenmiş olması,

Kanunda sayılan eser türlerinden birine girmesi,

Fikri bir çabanın sonucu olması gerekmektedir.

   Sahibinin özelliğini taşıma ve şekil ilkesini bir örnekle açıklayalım. Bir kişinin 100 tane bardak ürettiğini varsayın ve bu bardaklar standart bir şekildeyse telif hakkı mümkün değildir. Fakat bu bardakları yapan kişi heykeltıraş ise bardaklar eser kabul edilir ve telif hakkı aranabilir.

   Kanunda sayılan eserlere örnek olarak film, kitap, müzik örnekleri verilebilir. Son yıllarda büyük otobüs firmalarının telif hakkı yüzünden müzik şirketleri ile başı belada. Sistemine yüklediği her albüm başına telif bedeli ödemeyi kabul etmeyen Pamukkale, Kamil Koç gibi firmalar otobüslerinden mp3 olayını kaldırmış ve eski kara düzen radyo olayına dönmüş durumdalar.

   Yakın bir zamanda ise THY ve Rihanna davalık olmuştu. Uçaklarda bulunan Planet isimli eğlence sistemi yüzlerce film ve şarkıya bir dokunuşla ulaşılmasını sağlıyor. Türk Hava Yolları’nın da bu eserleri kullanmak için herhangi bir telif ödememesi tepkilere yol açmıştı.

                                                         *****

  Buluşun ekonomik faydalarından sadece buluş sahibinin yararlanmasına imkan vererek, rakiplerine karşı teknik ve ekonomik üstünlük kazandırır.

   Lisans verilmesi yoluyla başka kişilere hak tanıma imkanı verir. Lisans bir tür kiralama hakkıdır. Böylece, buluş sahibi buluşunu kendisi kullanırken, ekonomik bir yarar karşılığında ya da karşı lisanslar alınması karşılığında, başkalarına da söz konusu hakkı kullandırma hakkını elinde tutmuş olur.

   Tüm dünyada olduğu gibi ticari bir prestij sebebidir. Patentli  taklit edilmesi halinde hukuki ve cezai her türlü yasal imkanın kullanılmasına imkan verir.

   Patentler firmalar için rekabetten korunmak veya rekabetçe üstün olmak için kullanılması gereken çok önemli bir araçtır. Firmalar hem ürünlerinde, hem de üretim tekniklerinde piyasa talepleri için veya oluşan problemlerin çözümü için yenilikler mutlaka yapmaktadırlar.

   Patent hakkı sahibi, buluşun yeri, teknoloji alanı ve ürünlerin ithal veya yerli üretim olup olmadığı konusunda herhangi bir ayırım yapmaksızın patent  hakkından yararlanır. Patent sahibinin, üçüncü kişiler tarafından izinsiz olarak patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle olursa olsun elde bulundurulmasını önleme hakkı vardır.

                                                    ******

   Marka ve patent, günümüzde çok karıştırılan iki kavramdır. Yapılan araştırmalara göre, firmalarımızın büyük bir çoğunluğu da marka ve patent arasındaki farktan haberdar değildir. Patent ve marka birbirinden ayrılmayan, birbirini tamamlayan iki kavramdır. Buna rağmen marka ya da markalaşma kavramı çok daha geniş öznel (soyut) bir alanı kapsarken, patent daha dar ve nesnel (somut) bir alanı ifade ediyor.

   Marka satışa sunulan ürün ve hizmetlerde ayırt ediciliği sağlamak amacıyla kişi adları, sözcükler, şekiller ve harfler gibi baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir. Patent ise buluş sahibinin, bulunan ürünü en az 7, en fazla 20 yıl üretme, kullanma, satma veya ithal etme hakkı olarak tanımlanabilir. Yani marka, ürünün adıyken patent ürünün ta kendisini koruma altına alma işlemidir.

   1969 yılında kurulan Gaziantepspor’un isim (marka) hakkı 2011 yılında alınabilmiştir. Benzer bir örneğin ise Bursaspor Kulübünün başını ağrıtacağa benziyor. İnşası devam eden stadyumun ismi şuanda herkes tarafından Timsah Arena olarak anılıyor fakat bu isim geçen yıllarda bir işletmeci tarafından alınıp marka tescili yaptırılmış durumda. Yani bu durumda stadın isminin Timsah Arena olması zor gibi görünüyor. Bakalım süreç ne gösterecek?

 

   İlçemizin sporda markası olan Orhangazispor’un da isim hakkı alınmamış durumda. Benzer sıkıntılar yaşamamak adına bir an önce marka tescili yaptırılması gerekli diye düşünüyorum. Aksi halde Öz Orhangazispor kulağa hiç hoş gelmiyor…  




Bu haber 1470 kez okunmuştur.

24.11.2017 19:47:31 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.