Orhan Güneş
Orhan Güneş



“Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.”

27 Aralık 2014 Cumartesi 14:43

Bu sözlerin sahibi Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, 78 yıl önce bugün vefat etmişti.

Milli mücadele tüm hızı ve ateşi ile devam ederken, meclisten gelen öneri şu şekildeydi; Derhal bir ulusal marş yazılmalıydı. Çünkü ulusal marşı olmayan bir devlet, tam anlamıyla bir devlet sayılamazdı.

Duyuru yapılmış ve tam 724 şiir meclise yollanmıştı. Fakat hiçbiri beğenilmemişti.

O sırada dönemin Milli Eğitim Bakanı Suphi Tanrıöver’in aklına Mehmet Akif geldi. Bu işin altından yalnızca Akif kalkabilirdi. Hemen teklif götürüldü, Mehmet Akif teklifi hemen kabul etti ve şaşılacak bir şekilde 48 saat içinde şiiri yazarak meclise yolladı.

1 mart 1921’de TBMM’de okunan şiir , bütün meclis tarafından dakikalarca ayakta alkışlandı ve milli marş olarak kabul edildi.

Milli marşın şairine verilecek para ödülü, meclis tarafından Mehmet Akif’e takdim edildiğinde bu parayı kabul etmedi. Ülke savaş halindeydi, yokluk içindeydi, bu parayı alamazdı. Üstelik bu şiiri para kazanmak için değil, milli duygularıyla yazmıştı.

Savaş bitmiş, ülke nispeten huzura ermişti. Mehmet Akif, Burdur milletvekili olarak meclise girmiş, görüşlerini, fikirlerini buradan daha açık bir şekilde belirtmeye başlamıştı.

 Fakat yaşanan anlaşmazlıklar, tartışmalar nedeniyle 1926 yılında Mısır’a gitmek zorunda kaldı yada zorunda bırakıldı.

Mısır’da hastalandı, Tedavi için kısa bir süre Lübnan ve Hatay’da bulundu. 17 Haziran 1936’da İstanbul’a döndü ve çok geçmeden 27 Aralık 1936’da vefat etti.

Fakat cenazesi, Mehmet Akif’e yapılan vefasızlığın en büyük örneği oldu. Vefatından kimsenin haberi olmadığı gibi, cenazesi kimsesiz biri gibi Beyazıt Camii’ne bırakıldı.

O sırada İstanbul üniversitesinden çıkan 3-4 kişilik bir grup öğrenci, bu kimsesiz cenazeye acır ve belediye işçisine “kim bu mevta” diye sorarlar. Belediye işçisi "şair mi neymiş, adı Mehmet Akif’miş galiba der. O gençler büyük bir şaşkınlıkla ve üzülerek, birkaç saat içinde vefat haberini yayarak, büyük  bir kalabalık toplarlar ve Mehmet Akif’in cenazesini layığına yakışır bir şekilde omuzlarda, Edirnekapı mezarlığına kadar taşırlar.

Bugünler de Mehmet Akif Ersoy’a, iade-i itibar en büyük görevlerimizden olmalıdır.

Sözlerimi yine bir başka büyük eseri olan “Çanakkale Şehitleri” şiirinden mısralar ile bitiriyorum.

 “Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor”

 

“Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!”




Bu haber 2084 kez okunmuştur.

24.11.2017 19:43:23 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.