Gökhan Ulusu
Gökhan Ulusu



Bürokratik Oligarşiden Halk Egemenliğine..

2 Şubat 2015 Pazartesi 11:10

Genel seçimler yaklaştıkça partilerin seçim stratejileri de önem kazanıyor..

Bu bağlamda;

Cumhurbaşkanı Erdoğan katıldığı bir televizyon programında önümüzde ki seçimlerin önemli noktalarına vurgu yaptı..

Bu da bize Ak Parti’nin seçim meydanlarında kullanacağı argümanları ve seçim vaadlerini göstermiş oldu..

Peki neydi bu kritik noktalar?

Birincisi; sivil bir anayasa..

İkincisi; Başkanlık sistemi..

Her ikisinin de ortak yanı halk egemenliğine dayalı olması..

Şuan muhalefet parti temsilcilerinin homurdanmalarını duyar gibiyim..

Ama sakin olun..

Nasıl halk egemenliğine dayalı olduğunu az sonra bu satırlardan okuyacaksınız..

Öncelikle sivil anayasayı ele alalım..

Bildiğiniz gibi Ak Parti 2011 yılında gerçekleştirilen genel seçimlerde üzerinde önemle durduğu konu sivil anayasa oldu..

Bu hususta bir çok çalışma yapıldı..

Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu oluşturuldu..

Ak Parti mecliste büyük çoğunluğa sahip olmasına rağmen bu komisyonun daha işlevsel ve daha demokratik olması adına mecliste grubu bulunan partilerin eşit üye vermesini istedi..

Anlayacağınız temsil yetkisi elinde olmasına rağmen,

Her partinin 3 üye vermesi ile sivil bir anayasa çalışması başlatılmış oldu..

Üniversitelere, STK’lara, Barolara vs yazışmalar gerçekleştirildi..

Toplumun her kesiminin fikri alınmak istendi..

Detayına çok fazla girmek istemiyorum..

Ancak yaklaşık 60 madde de uzlaşmaya varıldı..

Ak Parti cephesi en azından bu dönemde 60 maddeyi meclise getirip değiştirilmesini talep etti..

Fakat muhalefet buna engel oldu..

Neden mi?

Çok basit..

Çünkü yapılacak her değişiklik milletin ve ülkenin refahına olacaktı..

Bürokrasinin ve vesayet zincirlerinin önüne biraz daha set çekilecekti..

Milletin meselelerinden uzak olan muhalefet partileri çareyi uzlaşma komisyonunu terk etmekte buldu..

Aksi takdir de yapılacak olan değişiklikler millete yarayacak ve dolaylı olarak Ak Parti’nin oy oranını artıracaktı..

Ancak husus millet olunca muhalefet partileri maalesef yine meclisten kaçmayı yeğlediler..

Ve anayasa çalışmaları sonlanmış oldu..

Ancak diğer partilerin kaçması milletin isteklerinin önüne set çekemez..

Ak Parti bu dönem yeniden sivil anayasa için çalışmalarını başlatmış durumda..

Seçim döneminde meydanlarda bunun sözünü verecek ve milletin desteği ile önümüzde ki yasama yılında sivil anayasa çalışmaları hız kazanacaktır..

 

***

İkinci mesele ise; Başkanlık Sistemi..

Tabi muhalefet partileri bu konuda yine hazırlıksız yakalandılar..

Başkanlık Sistemi gündeme gelir gelmez ne diyeceklerini bilemediler..

‘’Başkanlık sistemi padişahlık sistemidir’’

‘’Başkanlık sistemi Tayyip Erdoğan’ın Krallığı olacaktır’’ gibi içi boş ve son derece anlamsız cümleler sarfetmeye başladılar..

Bir de bunları söyleyenler ‘’demokrasi’’ den dem vuran ve halkçılığı kendilerine hedef koyan partiler olunca inanın çok komik duruma düşüyorlar..

Bir defa Başkanlık sisteminin demokrasiyi güçlendirdiğinden,

Milletin temsili noktasında çok daha başarılı olunduğundan haberdar değiller..

Bunu Ak Parti önerince anında karşı duruma geçer vaziyetteler..

Oysa Başkanlık sistemi bürokrasi egemenliğinden, Halk egemenliğine geçişin adıdır..

Bugün ki sistem tamamıyla bürokrasinin egemenliğine dayalıdır..

Ancak son yıllarda Türk siyasal sistemi, halk egemenliğine dayalı bir sisteme geçiyor..

Ancak burada önemli olan;

Altyapısı Türkiye’nin sosyolojik yapısına, ekonomisine ve siyaset kültürüne uygun olmasıdır..

ABD veya Fransa sistemini alıp aynı şekilde ülkemizde uygulamaya kalkışırsak hata yapmış oluruz..

Çünkü o devletlerin kendilerine has özellikleri ve kuruluş aşamaları vardır..

O yüzden Başkanlık sistemine geçişte dikkatli ve uygun olanı hayata geçirmemiz gerekiyor..

Şuan ki sisteme kabaca bir göz gezdirdiğimizde erkler ayrılığının olmadığı ve bürokratik vesayet üzerine inşa edilmiş bir sistemle yönetildiğimizi göreceksiniz..

Oysa Başkanlık sistemine geçiş ile birlikte erkler ayrılığının tam manada yaşandığı,

Seçim barajının düşürülmesi ile birlikte mecliste temsil oranının arttığı daha demokratik ve daha halk egemenliğine dayalı bir yönetim mekanizmasının olacağını hep beraber göreceğiz..

Ayrıca bürokratik engellemelerin ortadan kalkması ile ekonomik refahında hız kazanacağı ortadadır..

Anlayacağınız, Başkanlık Sistemi; Türkiye’yi gerek ekonomik gerekse demokratik anlamda halk cumhuriyetine taşır..

Vesayetin beslendiği kaynağı da kökünden kurutur..

 

 

Kalın Sağlıcakla..




Bu haber 1144 kez okunmuştur.

18.11.2017 07:41:10 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.