Orhan Güneş
Orhan Güneş



Bir taşım keyif

28 Mart 2015 Cumartesi 10:56

1517’de Yemen Valisi Özdemir Paşa, lezzetine hayran kaldığı kahveyi İstanbul’a getirir.

Türkler tarafından bulunan ve daha sonra dünya mutfağına giren çok farklı hazırlama yöntemi sayesinde kahve, cezvelerde pişirilerek Türk Kahvesi adını aldı.

İlk olarak Tahtakale’de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde halk kahveyle tanıştı.

Saray yaşamında kahve ikramının, merasim havası ile özenle yapıldığı, bu amaçla sarayda kahvecibaşılık teşkilatının kurulduğunun bilinmesi bile kahvenin önemini anlatmaya yeterli.

Pişirmesi, ikramı, içmesi, içtikten sonra fal muhabbeti… Bu keyfi dünyanın herhangi bir yerinde herhangi bir içecekte bulamazsınız. Ki zaten Türk Kahvesi içecekten olmaktan öte çok farklı bir lezzettir.

Bakır cezvesiyle, gümüş tepsisiyle, soğuk suyuyla ve çifte kavrulmuş lokumuyla adeta bir sanattır Türk Kahvesi…

Fakat nedense kahve denildiği zaman akla Türk Kahvesi gelmez, illa ki belirtiriz Türk Kahvesi olacak diye.

Bunun nedenini ise Okka Kahve makinesi mucidi Arzum’unCEO’su  Murat Kolbaşı şu şekilde açıklıyor:

‘’Dünyada her gün 1,2 milyar fincan kahve içiliyor ve bunun ancak %10’u Türk Kahvesi. İnsanlar espresso bazlı kahvenin hakim olduğu yeryüzünde Türk Kahvesi daha az beğeniliyor değil. Sadece yapımı daha zor ve uğraştırıcı olduğu için çok fazla yaygın değil.’’

Aslına bakarsanız haksız da sayılmaz, bugün kahve çok mu içiliyor tabi ki hayır.

Dünyada en yaygın içilen filtre kahve, ardından ise neskafe geliyor, içilen her 200 kahvenin sadece 1’i cezvede pişiyormuş.

Belki de kahveyi özel kılan, kahve ile özdeşleşen fanatiklerinin olması sırf bu yüzdendir…

İngilizlerin 5 çayı meşhur olsa da bizim kahvemizin de bir zamanı vardır.

İlk öğün yemek anlamına gelen kahvaltı kelimesi kahve içimi öncesinde bir şeyler yemek demektir.

Dini Bayramlarımızın ve Kız İsteme törenlerinin geleneksel bir parçası olmuştur Türk Kahvesi.

Telvesi ile beraber ikram edilen tek kahve türü olan Türk Kahvesi yalnızlara dost, aşıklara umut olmuştur.

İlk buluşma bahanesi olarak herkesin elinde bulunan bir koz, bazen de geleceğe dair bir şeyler söyler mi acaba diye düşünecek kadar etkileyici olmuştur Türk Kahvesi.

Kahvehanelerin kurulmasına, bir fincanının 40 yıl hatır bırakmasına neden olan bu güzel mirasımız sonunda uluslar arası bir değer kazandı.

Türk Kahvesi, 2013’te UNESCO’nun ‘’Somut Olmayan Kültürel Miras’’ listesine kabul edildi hem de bu alanda korunmaya alınan ilk içecek olma özelliğini taşıyor.

İngiliz Çayı, Alman Birası, Fransız Şarabı, İrlanda Viskisi bu listede yer bulamazken Türk Kahvesi tüm ihtişamıyla Topkapı Sarayı Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor.

‘’Bir Taşım Keyif: Türk Kahvesinin 500 Yıllık Öyküsü’’ sergisi 15 Haziran 2015 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Ana Sponsorluğunu Şekerbank’ın üstlendiği bu sergide değişik müzelerden ödünç alınmış 800 parçanın bir araya getirildiği birbirinden zarif, enva-i çeşit kulplu – kulpsuz kahve fincanları, cezveleri, güğümleri, kahve değirmenleri görülmeye değer.

 

Kahvenin Osmanlı kültürü içinde oluşturduğu özgün bir havayı ortaya çıkaran bu muazzam sergi, Türk Kahvesinin yarattığı sosyal ortama, keyif ve ikram kültürüne değinilirken, 16.yüzyıldan 20.yüzyıla kadar Türk Kahvesiyle ilgili koleksiyonlar, resimler ve belgeler de yer alıyor.




Bu haber 1379 kez okunmuştur.

24.11.2017 19:47:08 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.