Adnan TOSYALI
Adnan TOSYALI



Pen o değilim ki!

23 Nisan 2015 Perşembe 12:18

Söze bir Karadeniz fıkrası ile başlayalım:

    Adamın birisi öfkeyle kahveye girmiş ve bağırmaya başlamış:

    -Dursun hanginiz laaa!

   O sırada kahvenin köşesinde sessizce oturanlardan birisi ayağa kalmış:

    -Benüm daaa!

    Dışarıdan gelen adam öfkeyle üzerine yürümüş, daha oradakilerin dur etme gitme demesine fırsat kalmadan bir güzel pataklamış, geldiği gibi dönüp gitmiş.

    Kahvedekiler şaşkınlık içinde dövülen adamın yanına gitmişler:

    -Yahu Temel senin adın Dursun değil ki; sen niye ortaya atıldın?

    Yüzü gözü kan içindeki Temel gülmeye çalışmış:

    -Nasıl kandurdum adamı da, demiş, benim adımın Temel olduğunu bile anlayamadı.

    *****

    Söze başlamışken bir Karadeniz fıkrası daha anlatayım:

    Temel sinemada gişenin önüne gelmiş, biletini alıp sinemaya girecek, filmi izleyecek.

    Gişe görevlisi sandalyeye yan oturmuş keyifle gazetesini okuyor.

    -Bi bilet isteyrum da, demiş.

    Gişe görevlisi “sıraya geç” deyip kesmiş.

    Temel bir tur atmış, yeniden gişeye gelmiş. Gişe  görevlisi  gazetesini okumaya devam ediyor.

    -Bi bilet isteyrum da, demiş.

    Gişe görevlisinin yanıtı yine aynı olmuş.

   -Sıraya geç!

    Temel yeniden bir tur atıp yine aynı yere gelmiş:

    Değişen bir şey yok.

    -Bi bilet isteyrum da!

    Gişe görevlisinin yanıtı yine değişmemiş.

    Temel öfkeyle yaradana sığınıp gişe görevlisine tokadı patlatmış.

    Gişe görevlisi ayağa kalkmış, acıyla bağırmış:

    -Bana kim vurdu laaaa?

    Temel hiç istifini bozmamış:

    -Baksana gardaş sırada adam dolu. Ne bileyim ben hangisi vurdu!.

    *****

    Söze başlamışken durmak olmaz. Ne demiş eskiler yiğitliğin hakkı üçtür. Bir fıkra daha anlatalım:

    Temel çok katlı bir apartmanda kapıcı olarak çalışmaktadır.

    Günün birinde apartmanın asansörü bozulur.

    Temel uzun uzun düşünür.

    Sonunda çözümü bulur.

    Asansörün kapısına bir yazı yazarak yapıştırır.

    -Asansörümüz bozuktur. An yakın asansör kaşı sokaktaki Aksu Apartmanındadır.

    *****

    Bunlar nereden aklıma geldi?

    Ben de bilemiyorum.

    Dün Orhangazi’yi ziyaret eden Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun gezisini izlerken bu fıkralar aklıma takılıverdi.

    Biz Sağlık Bakanımızın mesleğinin hekimlik olduğunu duymuştuk; meğer imamlıkmış.

    Pahalılıktan ezilen vatandaşın ayakkabı alırken fiyatları indirmek için pazarlık ettiğini bilirdik; Sağlık Bakanımız Mehmet Müezzinoğlu bunu da yanlışa çıkardı. Pazarlık etmenin fiyatı indirmek için değil; fiyatı artırmak için yapıldığını gösterdi. 125 liralık ayakkabılar için 150 lira ödedi.

     Orhangazi’nin altyapı sorunlarından yakınanlara; “Kardeşim ortada öyle bir sorun mu var, her şey güllük gülistanlık” demek yerine yanındakilere öfkeyle bakarak; sanırım akılından şöyle geçirdi:

   “Ulan beni buraya getirene şimdi dualar okuyacağım. Daha Orhangazi’ye ayak basar basmaz beni ayakkabılarından ettiniz!”

    Ne demiştik:

    “Aptal adam benim Dursun olmadığımı bile anlayamadı!”.

    Adam aptaldı, ama tokadı yiyen Temel oldu.

 

     Kalın sağlıcakla. 




Bu haber 6386 kez okunmuştur.
17.8.2017 00:52:30 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.