Hasan BOZBEY   hbozbey@ajansorhangazi.com
Hasan BOZBEY hbozbey@ajansorhangazi.com



Önce kendi penceremizi temizleyelim

14 Mayıs 2015 Perşembe 10:46

Siyasetin oldukça hızlandığı şu günlerde, kimse sorsanız herkesin en fazla muzdarip olduğu konuların başında üslup tartışması gelir.

Herkes,

Karşı tarafın üslubundan şikayetçidir.

Iktidar bir şey söyler, muhalefet “Üsslup” dersi verir,

Muhalefet her türlü eleştiriyi yapar,

Eleştirinin dozunu kaçırıp daha olağan dışı şeyler söyler,

Yine üslup tartışması alır başını gider.

Siyasetin kenarında köşesinde olan herkesin bildiği bir gerçek vardır;

Siyasetçiler sahada, mecliste her türlü kavgayı verirler,

Ama kulise geçince can ciğer kuzu sarması olurlar.

Böylemidir gerçekten peki?

Kısmen öyledir aslında.

Özelliklte TBMM’de durum tam da bundan ibarettir.

Mecliste ekranlar önünde, kamuoyunun gözleri önünde birbirlerine çatır çatır muhalefet eden vekillerin,

Kulislerde nasıl kolkola oldukların herkes şahit olmuştur.

Aslında bu durum işin güzel yanı,

Yani elbetteki özgür bir ortamda, demokrasiden söz ediyorsak,

Insanların kişilik haklarına saldırmadan

Küfretmeden ve hakaret etmeden herkes eleştiri hakkını kullanabilmelidir.

Bu hem siyaset için geçerli,

Hem de hayatın her aşaması için.

Gazeteci eleştiri anlayışından uzaklaşıp,

Işi düşmanlığa taşırsa,

Orada üsluptan, nezaketten yada haklı eleştiriden söz etmek çok da kolay olmaz.

Işte, haklı ve yerinde eleştiriye,

Birlik ve beraberliğe yine en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz.

20 gün sonra Milletvekili genel seçimleri yapılacak,

Seçim sathı mahalline girdiğimiz bu günlerde dozajı kaçırıp haddini aşan sözler etmemek,

Daha dikkatli olmak,

Söylemleri ölçülü etmek gerekiyor.

 

***

Bu dozu kaçıranlar,

Haddini aşıp, söylemlerini farklı mecralara çekenler şunu da bilmelidir ki,

Herkes ne dediğini, ne yaptığını bilecek,

Çünkü herkesin bir şey söylerken kendisine de bakması,

Herkesin önce kendi evinin önünü temiz tutması gerekiyor.

Bu hususta bir hikaye ile konuyu sonlandıralım.

 

***

Genç bir çift, yeni bir mahallede yeni evlerine taşınmışlar.

Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırları asıyormuş.

Kadın kocasına

“Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor.” demiş.

Kocası karısının yüzüne bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş.

Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş.

Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış

“Bak” demiş kocasına

“Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba?” deyince

Kocası cevabını vermiş;

“Ben bu sabah biraz erken kalkıp evimizin penceresini sildim”

 

 




Bu haber 1496 kez okunmuştur.

18.6.2019 14:57:35 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.