Orhan Güneş
Orhan Güneş



Yunanistan'da Otto Rehhagel Sesleri

4 Temmuz 2015 Cumartesi 02:40

2004 Avrupa Şampiyonası’nda mucizevi bir şekilde şampiyon olan Yunanistan’ı tüm dünya konuşmuştu.

Futbolda gelen bu başarının en büyük pay sahibi şüphesiz teknik direktör Otto Rehhagel’di.

Oynattığı savunma futboluyla dünyaya yeni bir ekol kazandıran Rehhagel, ismini Yunan tanrılarının arasına yazdırmayı başarmıştı.

Yine aynı yıl içinde gerçekleşen Olimpiyat Oyunları ile adından fazlasıyla söz ettirdi Yunanistan…

Tam 10 yıl sonra dünya tekrar Yunanistan’ı konuşmaya başladı.

Fakat bu sefer milli başarılar ile değil…

Dibe vurmuş ekonomisiyle iflasın eşiğine gelen bir ülke olarak konuşuluyor bir zamanların kalburüstü Avrupalı ülkesi…

Bir ülke nasıl batar öyle değil mi?

Bir banka, fabrika ya da bir spor kulübünden bahsetmiyorum, bu sefer batan Yunanistan’ın ta kendisi…

Bana sorarsanız Yunanistan’ı bu bataklığa sürükleyen etkenlerin en eskisi ve etkilisi Siesta…

İnsanların öğle tatilini uyuyarak geçirdiği bir olay Siesta…

Güney Amerika kökenli bir davranış biçimi olan siesta, özellikle Meksikalıların öğleden sonra, ortası delik battaniyelerini kafalarından geçirip kocaman hasır şapkalarını takıp neresi olduğu farketmez sokağın bir yerine oturup sırtını duvara dayayıp yaptığı bir öğle uykusu şeklidir.

Tabi bu öğle arasını yanlış anlayıp abartan Akdeniz ülkeleri, gitgide tembelleşmeye başladılar.

Tüm dünyada insanlar minimum 7-8 saat mesai yaparken bu geniş Akdeniz ülkeleri birkaç saati yeterli görüyor.

Kıbrıs ve Yunanistan’daki banka şubelerinin saat 14:00’da kapanmasını buna örnek olarak gösterilebilir.

Şimdi diyebilirsiniz bu siesta olayı bu kadar ülke ekonomisini nasıl etkiler diye?

Peki siesta olayının hüküm sürdüğü; İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan, Kıbrıs ülkelerinde yani Akdeniz ülkelerinin hemen hepsinde son yıllarda baş gösteren ekonomik krizler bir tesadüf mü?

Bu saydığım ülkelerin ekonomisi AB’ye üye olunduktan sonra bozulmaya başladı.

Kendi yağlarında kavrulan bu rahat ülkelerin Euro ile kimyası bozuldu.

Ve ilk sırada patlak veren ülke ise komşu Yunanistan oldu.

Hatırlarsanız 2011 yılında bu krizi gören dönemin başbakanı Papandreu, kemer sıkma politikası için referanduma gitme kararı almıştı. Referandum sonucuna göre de Euro’dan çıkıp eski para birimleri olan Drahmi’ye geçeceklerdi.

Bu karara tepki gösteren Avrupa Birliği araya girerek Papandreu’yu ikna etti ve yüklü bir para aktarımı oldu Yunanistan’a. Atalarının hayrına değil elbette, bir tefeci olarak…

Yarın Yunanistan için tarihi bir oylama yapılacak.

Oylama için hazırlanan pusulada iki şık var; önce ‘hayır’, altına da ‘evet’  seçeneği konulmuş.

Pusuladaki bu önceliği belirgin tercih, iktidar partisi Syriza ve Başbakan Aleksis Çipras’ın ‘hayır’ oyu kullanmaya çağırmasıyla da uyumlu.

AB liderleri ise yaptıkları açıklamalarda iki şey söylüyor; ‘hayır derseniz bu Euro’dan çıkış oyu demektir’; ikincisi de ‘evet derseniz halk oylaması sonrasında görüşme yapılabilir’.

Masanın ortasında Euro var ve tam bir kumar oynanıyor.

Halk oylamasında hayır çıkması, Yunanistan’ın hemen Euro’dan çıkacağı anlamına gelmiyor, ama sonuçları itibariyle böyle bir şey gerçekleşebilir.

 Peki, Yunan hükümeti ne yapmaya çalışıyor?

Yunan halkı ‘Hayır’ derse Euro’dan çıkışın da eşiğinde gelip durarak, AB’ye şunu ima etmiş olacak; ‘Yunan halkı daha fazla kemer sıkmak istemiyor, anlaşmada uygun koşullar getirin’. ‘Evet’ sonucu çıkarsa bu defa Yunanistan’da hükümet kalamaz değişir, Troyka’nın koşullarına yaklaşan ve anlaşmaya imza atacak bir hükümet ortaya çıkar.

Aslında Çipras ve Syriza kurmaylarının güçlü biçimde düşündükleri şu; ‘Biz Euro’dan çıkarsak bu bir başlangıç olur, domino etkisiyle Euro çöker.

İspanya, Portekiz, hatta İtalya eklenir. Bu, AB liderlerinin asla yaklaşamayacakları bir eşik”. Bu yüzden, hayır sonucuyla Troyka yeni teklif yapabilir.

Uzmanlar Yunanistan’ın çökmesini ise şu sebeplere bağlıyor.

- Metro 5 milyon nüfuslu başkent için büyük rahatlık. Ancak duraklarda kaçak girişleri engellemek için bariyerler yok. Sadece ‘iyi’ vatandaşlar bilet alarak metroya binme alışkanlığına sahip. Bilet kontrolü ise yapılmıyor. 
- Raylı ulaşımın Yunanistan’a maliyeti yıllık 800 milyon doları buluyor. Sadece metroda çalışanlar ve temizlik işçilerinin aylık maliyeti ise 100 milyon dolar. Buna karşılık bilet satışlarından sadece 127 milyon dolar toplanabiliyor. 
- Yunanistan’da pastacılar, radyo spikerleri, kuaförler, masörler gibi gibi 600 meslek dalı 50 yaşında emekli oluyor. Bu kişiler son çalıştıkları yılki kazançlarının yüzde 95’i kadar emekli maaşı alıyor. 
- Atina’nın kuzeyindeki Kifissia semti, ünlü modacılara ait butikler, Porsche ve Ferrari gibi lüks spor otomobil bayileriyle dolu. Burada ülkenin en zengin insanları yaşıyor. Ama hemen hemen hepsi hiç vergi ödemiyor.
- İstatistiklere göre 12 milyon nüfuslu Yunanistan’da sadece 5 bin kişi 145 bin doların üzerinde para kazanıyor. Doktorlar en yüksek gelir düzeyine sahip. 145 bin dolar gelir beyan ediyorlar. Ancak bunun 5 katını kazanıyorlar. 
- Ancak diğer yandan 60 bin Yunanlı 1.6 milyon dolardan daha fazla değere sahip evlerde yaşıyor. Bu kişiler helikopterlerle dolaşan vergi müfettişlerini atlatmak için evlerine “görünmeyen” havuzlar inşa ediyor.
- Sadece Kifissia bölgesinde 300 kişi havuzu olduğunu deklere etmiş. Ancak gerçek rakamın 20 bin olduğu tahmin ediliyor. 
- “Fakelaki” Yunanca bir sözcük ve Yunanistan’da günlük yaşama egemen. Ekonominin yüzde 30’unun kayıt dışı olduğu Yunanistan’da katma değer vergisinin yine yaklaşık yüzde 30’u kaçırılıyor. “Fakelaki” yolsuzluğun ve rüşvetin Yunanistan’daki işleyiş biçiminin özel adı. 
- Yunan yasalarına göre 10 bin euronun üzerindeki gelirler vergiye tabi. Vatandaş Fakelaki vererek gelirini vergi ödemeyecek düzeye getiriyor. Her vatandaşın yıllık 3 bin dolar civarında fakelaki ödediği sanılıyor. 

- Vergi veremeyecek kadar yoksul olan Yunanlıların kendi evleri, adaların birinde yazlıkları ve hatta küçük bir tekneleri bulunuyor. Bu tekneler de yabancı ülkeye kayıtlı. Yunanlıların bir çoğunun yurtdışında ikinci bir evi de bulunuyor. 
- Varlıklı yunanlılar vergi ödememek için yatırımlarını Kıbrıs, Liechtenstein ve Bahamalar gibi vergi cenneti ülkelerde değerlendiriyor.

İşin belki espirisi yapılıyor olabilir ama alıcı bulurlarsa, ciddi anlamda toprak satabilir Yunanistan…

Durun hemen tepki koymayın olmaz olmaz demeyin daha önceki örneklerini biliyoruz.

Fransa, Rusya zamanında toprak sattı; Alaska ve Lousiana Purchase örnekleri var…

Düşünsenize borcu olup da borç alan birinin sonu ne olur? Ya mahkeme ya mezar…

Yunanistan’ın da içinde bulunduğu durum tam olarak bu…

Şuanda Yunanistan’da emekliler tek seferde maksimum 60 Euro, çalışanlar ise 120 Euro çekebiliyor.

Kredi kartları ülke genelinde kullanıma kapatıldı.

Anlayacağınız komşuda durumlar vahim…

Bana göre Pazar günü referandumdan Hayır çıkarsa Yunanlılar, makineye bağlı bir yaşam sürecekler, evet çıkarsa şayet ötenazi yapmış olacaklar…

Yazımın başında Otto Rehhagel efsanesinden bahsetmiştim. Ünlü Alman teknik adam…

Diğer yanda da elleri ovuşturarak bekleyen diğer bir Alman, Merkel var.

Ateşin ortasında ise dünkü çocuk Çipras var karar senin Yunanistan büyük düşün!

 

Getirin Otto Rahhagel’i başa kalkın tekrar şaha…!




Bu haber 1223 kez okunmuştur.

18.11.2017 05:30:34 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.