Hasan BOZBEY   hbozbey@ajansorhangazi.com
Hasan BOZBEY hbozbey@ajansorhangazi.com



Bugün sevabı oruç tutmayanlar kazandı

4 Temmuz 2015 Cumartesi 02:44

Oruçlunun karşısında yeme içme ya da uygunsuz tavırlarda bulunmak gibi saygı sınırlarını zorlayan davranışlarla karşılaştığımız oluyor.

Farz kılınan bu ibadetin karşılığında sevabı da cezayı da verecek olan Allah.

Her şey Allah´ın rızasında ve hükmünde.

Hem kudsî hadis, hem nakledilen hadiseden anlaşılacağı üzere, hakikatte orucun sonunda kazançlı çıkanın kim olacağının bizim bâtıni bir değerlendirme ile keşfedemeyeceğimizi gösteriyor.

İçerisinde bulunduğumuz Ramazan ayı, hâlisane duygularımızın zirveye ulaştığı bir hoşgörü ayı.

Günlerin uzunluğu nedeniyle, genişçe bir süreye yayınlan oruçlarımız yalnızca açlık ya da susuzluğa değil elbette.
Yaradan her vakitte olduğu gibi bu mübarek günlerde de bizden inanç muhabbet ve saygıyı zirve de görmek istiyor.
Huysuz bir şoförle dar bir sokakta araçları kafa kafaya getirip sabrımızı; bir yoksulun elini uzatıp merhametimizi, güneşin altında hararetten boğulurken karşımızda içilen buz gibi suyla nefsimizi sınıyor.
Nedenler ve niçinleri kenara bırakıp yalnızca eşyanın hakikatine ve her şeyin aslında bu hakikatin sahibinden geldiğine inanmamız, uyanmamız ve hoşgörü göstermemiz için silkeleniyoruz.
Tıpkı bir dut ağacı gibi. Kaba ve yanlış bir sarsıntıyla ezilip ziyan olacak o meyvelerin korunması için fırsat veriyor bize yüce yaradan.

Zahiri bir lisanla “ağır ağır dök meyvelerini, yeniden ve daha taze yeşer" diyor bizlere.

Oruç tutanın tutmayana, oruç tutmayanın da tutana inceliği esirgediği hallerden geçiyoruz bazen.

Oruçlunun karşısında yeme içme ya da uygunsuz tavırlarda bulunmak gibi saygı sınırlarını zorlayan davranışlarla karşılaştığımız oluyor.

Hangi dinden ve inanıştan olursa olunsun yapılanın keyfi bir eğlence değil, ruhani bir ibadet olduğunu anlamak çok zor olmamalı.
Aynı şekilde ibadet Allah´a değil de kendine yapılıyormuşçasına, yapılan davranışa öfkelenen ve hoşgörüsüzlük yapılan durumlarda yaşıyoruz.
Şu hakikatin dışına hiç bir zaman çıkmamak gerekiyor.

Kalpler yalnız Allah´ın elinde.

Farz kılınan bu ibadetin karşılığında sevabı da cezayı da verecek olan Allah.

Her şey Allah´ın rızasında ve hükmünde. Öyleyse kul ile yaradan arasında yaşanan bir ibadet olan orucun cezasını, biz kim oluyoruz da öfkemizle vermeye kalkıyoruz?
Hz. Enes (r.a);
“Biz bir seferde Resulullah (sav) ile beraberdik.

Aramızda bir kısmı oruç tutuyor bir kısmı da tutmuyordu.

Sıcak bir günde bir yerde konakladık.

Gölgelenenlerin çoğu elbisesi olanlardı.

Bir kısmımız güneşe karşı eliyle korunuyordu.

Derken oruçlular yığılıp kaldılar, oruçsuzlar kalkıp çadırları kurdular, hayvanları suladılar.

Bunun üzerine, Resul-i Ekrem Aleyhissalatu Vesselam: "Bugün sevabı oruçsuzlar kazandı!" buyurdular.
Hem kudsî hadis, hem nakledilen hadiseden anlaşılacağı üzere, hakikatte orucun sonunda kazançlı çıkanın kim olacağının bizim bâtıni bir değerlendirme ile keşfedemeyeceğimizi gösteriyor.

 

Bize düşen rızaya gayret, saygı ve sonsuz hoşgörü.




Bu haber 1268 kez okunmuştur.

24.4.2018 21:23:54 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.