Salih YAVUZ
Salih YAVUZ



İşçi Ücretlerinin Zamanında Ödenmemesi

10 Eylül 2015 Perşembe 12:54

4857 sayılı İş Kanunun 32. maddesinin 5. fıkrasında; “Ücret en geç ayda bir ödenir. İş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresi bir haftaya kadar indirilebilir.” hükmü yer almaktadır. İşçi ücreti niteliği itibariyle düzenli (periyodik) aralıklarla ödenmelidir. Ancak bu aralığın işçi açısından çok uzun, işveren yönünden de çok kısa olmaması gerekir. Burada kanunla ücret ödeme gününün ne olması gerektiği değil, ücret ödeme dönemleri düzenlenmektedir. Dolayısıyla, işçi ve işveren tarafları kanuni sınırlamalar dâhilinde iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesiyle ücret ödeme gününü serbestçe belirleyebilme hakkına sahiptir.

Ayrıca, bahse konu hükümde, ücretin en geç ayda bir ödeneceği ve iş sözleşmeleri veya toplu iş sözleşmeleri ile ödeme süresinin bir haftaya kadar indirilebileceği hükme bağlamış olmakla birlikte, işverenin rıza göstermesi halinde günü birlik ödemenin de mümkün olabileceği, Yargıtay kararlarında yer almaktadır. Hatta işvereni sıkıntıya düşürmeyecekse, işçinin henüz ödeme günü gelmeden o ana kadar çalıştığı ücretlerin ödemesini “avans” olarak talep edebilmesi de mümkündür.

Ücretlerin zamanında ödenmemesi halinde işverenlerin karşı karşıya kalabileceği durumları dört maddede açıklayalım;

1. İşçi iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir

 4857 sayılı Kanunun 34. maddesine göre; ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Ancak, işçinin iş görmekten kaçınabilmesi için işverenin ücreti tamamen veya kısmen ve mücbir bir sebebe dayanmadan ödememiş olması gerekmektedir. Ortada ödenmemiş bir ücret alacağı yoksa ya da ücretin ödenememesine dayanak teşkil eden mücbir bir sebep varsa iş görmekten kaçınma hakkı kullanılamaz.

2. Ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplama yapılarak işçiye ilave ödeme yapılmalıdır

 4857 sayılı Kanunun 34. maddesine göre; gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerekmektedir. Örneğin, her ayın 22’sinde ücret ödemesi yapılan bir işyerinde, ayın 29’unda yapılan ücret ödemesinin geçerli bir ödeme olarak kabul edilebilmesi için işçi ücretine, 7 günlük ve mevduata uygulanan en yüksek faiz oranına göre hesaplanacak tutarın ilave edilmesi gerekmektedir.

3. Ücreti zamanında ödenmeyen işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshedebilir

 4857 sayılı İş Kanununun işçinin haklı nedenle derhal fesih hakkını düzenleyen 24. maddesinin 2. bendinin (e) fıkrasında; işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, işçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshedebileceği düzenlenmiştir. Yukarıda da bahsedildiği üzere, yasal süresi geçtikten sonra yapılan ücret ödemesinin geçerli kabul edilebilmesi için, kanuni faiz tutarının da ücrete ilave edilerek ödenmesi gerekmektedir. Aksi halde söz konusu hak, yasal faizin ödenmemesi halinde de geçerli olacaktır.

4. Ücreti gününde ödemeyen işveren hakkında idari para cezası uygulanmaktadır

 4857 sayılı İş Kanununun 102. maddesinin (a) bendine göre; 4857 sayılı Kanunun 32. maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu İş Kanunundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içinde kasten ödemeyen veya eksik ödeyen işveren hakkında bu durumda olan her işçi ve her ay için 270 TL (2015 yılı için geçerli olan tutar) idari para cezası uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

 

Hoşçakalın.




Bu haber 964 kez okunmuştur.

22.11.2017 10:10:31 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.