Hasan BOZBEY   hbozbey@ajansorhangazi.com
Hasan BOZBEY hbozbey@ajansorhangazi.com



Küçük olsun benim olsun

17 Kasım 2015 Salı 04:37

Orhangazi yıllardır belli kesimler tarafından “Küçük olsun benim olsun” mantığı ile yönetilmeye çalışıldı.

Geride kalan 30 yıla baktığınızda,

Böyle bir manzarayla karşı karşıya kalırsınız.

Elbetteki son 30 yılda bu ilçede görev yapmış yerel yöneticiler,

Belediye başkanları,

Kaymakamlar,

Meclis üyeleri ve diğer karar vericiler daha iyi bir Orhangazi

Daha gelişmiş bir Orhangazi anlayışı ile ilçeyi idare etmeye çaba gösterdiler.

Kimi zaman bazı isimler bunda başarılı oldu,

Bazen başarısız oldu.

Bazen ise önlerine hep istemezükçüler çıktı.

Ayak direyenler,

Küçük olsun benim olsun mantığında olanlar önlerine çıktı.

Her dönem bu yaşandı.

Oysa,

Orhangazi’nin sayılamayacak kadar çok kaynakları mevcut.

Sanayisi,

Tarımı,

İstanbul’a yakın olması,

İstanbul-Bursa-İzmir gibi üç büyük ilin ortasında yer alması ile kendine has değerleri olan bir ilçe olmasına rağmen,

Bu değerlerini kullanıp, öne çıkarıp bir türlü gelişmişlik gösterememiştir.

Ayak direyenler dedik.

Toplumun böyle bir kesimi var.

Ayak direyenler de diyebiliyoruz onlara

Vesayet sistemine alışık olanlar da.

Düşünün ki,

Bir kulüptesiniz, bir lokaldesiniz yada bir dernekte.

O derneğin, o kulübün öteden beri gelen alışkanlıkları var.

Köhne, çağ dışı yada gelişime hiçbir dönem ayak uyduramamış bu alışkanlıklardan kurtulmak da bir o kadar zor oluyor.

Değişim zordur,

Sancılı olur.

Bunun gibi bir şeydir ayak direme yada vesayet anlayışı.

 

***

Kime ne derse desin,

42 yıllık ömrünün 32-33 yılının tamamını Orhangazi’nin tam göbeğinde,

Çarşının en işlek yerinde,

İlçenin sosyal hayatının tam ortasında geçirmiş birisi olarak şu tespiti yapmam gerek.

“Orhangazi ne çektiyse bu küçük olsun benim olsun” mantığıyla yaşayanlardan çekti.

Oysa,

Geçmişte bu ilçenin önüne sayısız fırsatlar geçmiş olmasına rağmen,

İşte bu ayak direyiciler tarafından bu ilçenin önü kesildi.

 

***

Fakat değişim başladı.

Ticaret ve Sanayi Odası’nda başladı bu değişim,

Yavaş yavaş diğer kurumlarımıza da sıçradı.

Hızla ve acilen değişimi yaşaması gereken kurumlarımız da var.

Bu kurumlar da yavaş yavaş bu değişime ayak uydurmak zorundalar.

Eğer değişime ayak uyduramıyorsanız,

Koşan insanlara ayak uyduramazsanız,

O koltuklarda oturma şansınız da yok.

Ticaret Odası ile başlayıp

Ziraat Odası ile devam eden bu değişimin en ciddi ve etkili olanı ise Orhangazi Belediyesi’nde oldu.

Her ne kadar belediyede halen ilçeyi 30 yıl önceki ilçe gibi gören bürokratlar olsa da,

Onlar da bu değişime ayak uydurmak zorundalar.

Büyükşehir Belediyesi’nin de artık var oluşu ile birlikte,

Zaten isteseniz de istemeseniz de bu değişime bu gelişime ayak uydurmak zorunda kalacaksınız.

Bu kaçınılmaz bir sondur.

 

***

Sözüm, ayak direyenlere, istemezükçülere.

Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor.

Bu değişime Orhangazi’de yavaş yavaş ayak uyduruyor.

Bu sürece eşlik edenler,

Gelişimden ve değişimden yana olanlar kalacak,

Ayak direyiciler gidecek.

Yılları, görev sürelerini, iktidarlarını küçük olsun benim olsun mantığı ile sürdürenler ise,

Bu yeni Orhangazi’de kaybolup gideceklerdir.

Çare,

 

Değişime ayak uydurmaktır.




Bu haber 1224 kez okunmuştur.

18.10.2018 00:31:56 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.