Orhan Güneş
Orhan Güneş



Zulmü alkışlamadı, zalimi asla sevmedi…

29 Aralık 2015 Salı 06:48

Mücadeleci tabiata sahip, öfkeli, yenilikçi, cehalete düşman, inanç timsali bir insan…

Düşünce adamı, yazar, şair…

Ama hepsinden önemlisi bir bayrak adam…

Mehmet Akif Ersoy…

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem…

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem!!!

                          *****

Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum,

Kesilir belki fakat çekmeye gelmez boynum…

Mehmet Âkif Ersoy, 20 Aralık 1873’te İstanbul´da, Fatih ilçesi Sarıgüzel mahallesinde dünyaya geldi.

Annesi Buhara´dan Anadolu´ya geçmiş bir ailenin kızı olan Emine Şerif Hanım; babası ise Kosova doğumlu, Fatih Camii medrese hocalarından Mehmet Tahir Efendi´dir.

Babası, ona ebced hesabıyla doğum tarihini ifade eden "Ragîf" adını verdi.

Fakat telaffuzu zor geldiğinden arkadaşları ve annesi ona "Âkif" ismiyle seslendi, zamanla bu ismi benimsedi.

Kendisindeki vatan sevgisi asker ve ordu sevgisi din ve iman ile kavrulmuş ve yoğrulmuş olması eserlerine de yansımaktadır.

Safahat adlı eseri en büyük çalışması olmuştur.

‘‘Safahat’ımda şiir arayan hiç bulamaz’’ demiş ve şiiri küçümsemiştir, fikrini ifade etmek için şiir yazmıştır.

İstese Türk edebiyatının en büyük lirik şairi olabilirdi.

Yine kendi deyimiyle ‘‘Gül devrinde yaşasaydım bülbül olurdum’’ diyen büyük şairimiz ne yazık ki çok kötü bir dönemde yaşamıştır.

Toplumun meselesi hep Akif’in meselesi olmuştur.

Hatta o insanların içinden herhangi  biri gibidir ızdırabıyla…

Zaman zaman ülke sorunlarıyla alakalı olarak aydınlara, halka, yönetimlere, yönetilenlere, bürokratlara, hocalara, varlıklılara, yaşlıya, gence, edibe, alime, askere, sarhoşa, cami cemaatine bazen sert ve acımasız, bazen de şefkatle seslenir.

Onun Türk milletinde gözlemiş olduğu en önemli konulardan biri her alanda geri kalınmışlıktır.

Her şey tembellik ve cehaletin içinde harap olmaktadır.

Milletin ahlak anlayışı, birlik ve beraberlik duyguları körelmiş ya da köreltilmiştir.

‘‘Alınız ilmini garbın, alınız sanatını, veriniz hem de mesainize son süratini…

Çünkü kabil değil artık yaşamak bunlarsız, çünkü milliyeti yok sanatın, ilmin yalnız…’’ diyen de Mehmet Akif’tir…

İslam dinini gerilik ve cahilliğin sorumlusu olarak görmediği gibi Müslümanlığın özünden çok şekilciliği ile uğraşan, Kuranı yanlış anlayan, yanlış yorumlayan ve yanlış uygulayan din istismarcıları olduğunu belirtmiştir.

İslam dininde cehaletin, yobazlığın, tembelliğin, batıl inançların yeri yoktur.

Mehmet Akif, İslam’ın ölüler dini olmadığını aksine hayat dini olduğunu da söylemektedir.

‘‘İnmemiştir hele kuran bunu hakkıyla bilin, ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için…’’

Milletine armağan ettiği için İstiklal Marşını Safahat adlı kitabına almamıştır.  İstiklal Marşını nasıl yazdığını ise “Bu marş ancak ümitle, imanla yazılabilir. O zamanı bir düşünün. İmanım olmasa böyle bir marşı nasıl yazabilirdim? Zaten ben de başka türlü düşünüp başka türlü yazanlardan değilim. Bu elimden gelmez. İçimde ne varsa olduğu gibi yazılarımdadır. Şu var ki İstiklal Marşının şiir olarak hiçbir değeri yoktur. Ancak tarihi bir değeri vardır.” biçiminde dile getirmiştir.

Fakat cenazesi, Mehmet Akif’e yapılan vefasızlığın en büyük örneği oldu.

Vefatından kimsenin haberi olmadığı gibi, cenazesi kimsesiz biri gibi Beyazıt Camii’ne bırakıldı. Cenazesine resmi bir katılım olmadı.

O sırada İstanbul üniversitesinden çıkan 3-4 kişilik bir grup öğrenci, bu kimsesiz cenazeye acır ve belediye işçisine “kim bu mevta” diye sorarlar.

Belediye işçisi "şair mi neymiş, adı Mehmet Akif’miş galiba der.

O gençler büyük bir şaşkınlıkla ve üzülerek, birkaç saat içinde vefat haberini yayarak, büyük  bir kalabalık toplarlar ve Mehmet Akif’in cenazesini layığına yakışır bir şekilde omuzlarda, Edirnekapı mezarlığına kadar taşırlar.

 

Büyük üstad Mehmet Akif Ersoy’u ölüm yıl dönümünde yine kendi ifadeleriyle kısaca yazmaya çalıştım.

Ama onu anlatmaya ne sayfalar ne kağıtlar ne de ömür yeter…

Ne demişler yazmak elin işi fakat anlamak kalbe düşer…

 

Büyük davanın büyük insanı Akif’i anlamak ümidiyle...




Bu haber 1452 kez okunmuştur.

24.11.2017 19:49:10 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.