Orhan Güneş
Orhan Güneş



Geri dönmeyi düşünmeyenlere selam olsun

21 Mart 2016 Pazartesi 11:33

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?  En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya- Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya…

Çanakkale geçmiş tarihimizin en acı ve hüzünlü zaferidir.

Kan ve gözyaşının hüküm sürdüğü Anadolu’da cepheler bir bir düşerken Çanakkale’deki o şanlı direniş binlerce şehidimizle gazimizle zaferle sonuçlandı.

Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşında,
Ostralya´yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...

Yoksulluk içinde can çekişen bir milletin dönemin en güçlü devletlerine ve silahlarına tek vücut halinde direnişinin gerçek bir destanıdır.

Çanakkale’de sadece İngilizler’e karşı değil, 7 düvele karşı bir savaş verilmiştir ve her satırında yaşanan bir insanlık onuru vardır.

Bu olay, düşmana sadece silahla savaş değil, verilen insanlık dersi örnekleriyle de baş eğdiren aziz Mehmetçiklerimize aittir.

Bu göğüslerse Hudâ´nın ebedi serhaddi;
´O benim sun´-i bedi´im, onu çiğnetme´ dedi.
Asım´ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.

Yaşanan çatışmada vurduğu düşman askerini canı pahasına, sırtına alıp düşman siperine kadar götürme yüceliği ve cesaretini gösteren Mehmetçik, düşmanın her bir rütbesindeki askerini kendisine hayran bırakacak kadar asil bir davranış sergileyerek, savaşın sadece öldürmekten ibaret olmadığını tüm dünyaya bir defa daha anımsatmıştır.

Şimdi anasının fistanına saklanıp savaştığını sanan, askerimizi polisimizi kahpece arkadan vuran korkak namussuz şerefsizlerle uğraşıyoruz maalesef.

Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!

Metrekare başına birkaç şehidin düştüğü Çanakkale topraklarında 250.000 askerimizi şehit verdik.

Çanakkale’de her yaşta insanımız gönüllü olarak savaşmış, kadınlar cephedekiler için çorap örmüş, kurşun imalatında dahi çalışmışlardır.

Kısaca vatanın her bir ferdi kendisine yönelen bu vahşi akına el birliğiyle dur demesini bilmiştir.

Yangına su taşıyan karınca misali…

Amaçlar bir dualar birdi…

Şimdi ise Ermeni Yahudi kırması birtakım gruplar bir kürdistan türküsü tutturmuş gidiyor.

Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.

Bu cephenin isimsiz kahramanları, vatanın her bir köşesinden Çanakkale’ye koşarken, hiçbir zaman geri dönmeyi düşünmemişler, ülkenin onur ve şerefini en güzel şekilde savunmakla üzerlerine düşen görevi layıkıyla yerine getirmişlerdir.

Onlar, Çanakkale Zaferi’ni ele geçirmekle, sadece bir zafer değil, Türk milletinin Anadolu’daki varlığının devamını da sağlamışlardır.

Sen ki, a´sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âğûşunu açmış duruyor Peygamber.

 

Övgülerin en güzeline yaraşan Çanakkale Şehitleri katiyen unutulmayacak, Türk milletinin kalbinde sonsuza dek yaşayacaklardır. Ruhları şad olsun!




Bu haber 733 kez okunmuştur.

18.11.2017 05:29:45 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.