Hasan BOZBEY   hbozbey@ajansorhangazi.com
Hasan BOZBEY hbozbey@ajansorhangazi.com



Yerli ve Milli olmak

23 Mayıs 2016 Pazartesi 11:53

Bugünlerde sıkça konuşulan bir konu,

Yerli ve Milli olmak.

Nerede kullanırsanız kullanın,

Kişiler üzerinde de,

Fikir akımlarında da.

Neden bugünlerde çok fazla kullanılmaya başladı bu terimler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yerli ve Milli vekillerle diye başlayan söylemi sonrasında gündemde sıcaklığını koruyan bir sloganvari bir durum.

Aslında,

Buna slogan demek çok da doğru değil.

Tam manası ile ihtiyaç duyulan bir duygu, bir akım.

***

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu cümleyi kurduktan sonra bu cümleye tepki gösteren kesimlere bakınca,

Aslında üzerinde durulması, ısrar edilmesi gereken bir kavram “Yerli ve Milli”

Kimler bu cümleye itiraz etti;

Terör sevici HDP’nin milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat Yerli ve milli söyleminin ırkçılık olduğunu söyledi.

Marksist.org isimli bir sitede yayınlanan makalede ise “Ne yerliyiz, ne milli” gibi absürt bir ifade yer aldı.

Aşırı uç Ulusalcı kesimin de “Yerli ve Milli” söylemine tepkili olduğunu görüyoruz.

Bu durumda şuna bakmak gerek,

Ortaya atılan bir konuya kim neden karşı?

Bu söyleme karşı duranlara baktığınızda,

Aslında bu ülkenin ihtiyaç duyduğu bir yaklaşım olduğunu görüyoruz.

***

Bu cümleyi bir ırkçılık diye değerlendiren ahmaklara gelince,

Yerli ve milliden kastı, Türklük üzerine kurma gayretindeler.

Oysa,

Kürtten de “Yerli ve Milli” olabilir,

Gürcü’den de, çerkezden de, Zaza’dan da, Türk’ten de.

Yerli ve millilik bu ülkeyi sevmek, bu ülke değerlerine sahip çıkmaksa eğer,

Ne olduğuna bakmadan yerli ve milli olunabileceğini de söyleyebiliriz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan terörle mücadele, kalkınma, AB’ye, Amerika’ya karşı durabilme gibi durumlar için “yüzde yüz yerli ve milli 550 milletvekiline ihtiyacımız var” demesini farklı algılamak,

Olaya farklı bir yaklaşım getirmek de doğru değil.

 ***

Yerli ve Milli söyleminin mazisine biraz göz attığımızda farklı bir durumla da karşılaşıyoruz.

Yerli-ve-millî, ilk, Dokuz Işık’la sıkı sıkıya iliklenmişlerdi.

Alparslan Türkeş’in 1965’te yayımlanan Dokuz Işık risalesi böyle takdim edilmiştir:

“Yüzde yüz yerli, yüzde yüz millî ilk doktrin”...

“‘Her şey Türk milleti için, Türk’e doğru ve Türk’e göre’ ülküsünü benimseyerek, Türk milletini kısa sürede güçlendirecek tek yol”du bu. “

Yüzde yüz yerli ve millî” sıfatı, izleyen dönemde de ülkücü cenahta Dokuz Işık’a yapışık kullanılmaya devam etti.

***

Türkeş’in Dokuz Işık Doktrin’in de mevzu Türklük üzerine kurulmuş olsa da,

Bugün en ihtiyaç duyduğumuz şey,

Her ne ırktan, hangi soydan olursa olsun

Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak “yerli ve milli olabilmek” üzerine bir anlayış içinde olmamız gerekiyor.

Buna itiraz eden,

Yahut bu mantaliteden uzak durmaya çalışanların kimlere sırtını dayadığını,

Hangi partinin yada partilinin kimlerle omuz omuza iş tuttuğunu zaten görüyoruz.

Bu türlerden de zaten milli yada yerli olmalarını da kimse beklemiyor.

 

Onların nerede durduğu zaten aşikar.




Bu haber 791 kez okunmuştur.

21.1.2018 15:21:34 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.