Caner YALÇIN
Caner YALÇIN



İsteruk-İstemezuk

10 Temmuz 2016 Pazar 10:19

Bir ağabeyimin güzel bir sözü vardı ; "insanlık tarihinin en büyük olaylarından birisi Türkün İslam ile kucaklaşmasıdır. Çünkü bundan sonraki bütün savaşlar bu olay üzerine yapılmıştır".

Tarih boyunca Müslüman Türk milleti müslüman yada gayri Müslim ayırt etmeksizin gücünün yettiği elinin uzandığı heryere yardım etmeyi boynuna borç bilmiştir. 

Hindistan kıyılarında Portekiz işgali altındaki hintlilere, Avrupa sanayi devrimi ile belki de çağının müreffeh dönemini yaşarken İngilizler tarafından açlıktan ölmeye terkedilen İrlandalılara, Soykırıma uğrayan Avrupalı yahudilere gibi örnekleri verebiliriz en basitinden.

 

Şimdi de Suriye´deki savaş nedeniyle ülkemize gelmek zorunda kalan Suriye vatandaşlarına kucak açtı devletimiz.

 

Önümüzde ise vatandaşlık meselesi var ve gerek sosyal medya gerekse dost meclisinde tartışılan en önemli konu haline geldi son günlerde.

 

Suriye Muhacirlerini Vatandaşlığa kabul etmediğimizi düşünürsek eğer, devletimiz vatandaşlığına kabul etmediği Suriye Muhacirlerinden daha ne kadar vergi almadan sağlık gıda giyim eğitim gibi temel insani yardımlarını karşılayacak ?  Alınmasın diyorsak bu yüke razı olmamız lazım. Lakin alınmamasını talep ederken bütün masrafların kendi vergimiz ile karşılanmasını da istemiyoruz, geri mi gitsinler o zaman diye soruyorsun 3 buçuk milyon insanı ölüme terkedemezsin diyor, ki mesele daha da girift bir hale geliyor.

İşin aslı hepimizin bu meselede kafası bir hayli karışık.

Irkçı kindar ve şovenist söylemler ile toplumu germek kimseye yarar getirmeyecek bunda da kaniyiz.

 

Ben bu ülkede benimle beraber kısa bir süre veyahut ömrünün tamamını burada geçirebilme ihtimali olan ortak gönül bağımın olduğu bir muhacire vatandaşlık bağının verilip verilmemesini pek de dert etmiyorum. Bununla birlikte aklımda bazı soru işaretleri de yok değil.

 

1-Vatandaşlığa aday yaklaşık üç buçuk insan arasından İşid, pyd, el muhaberat, İran ajanlarını ve yanlıları nasıl tespit edilecek ?

2- yaklaşık bir milyon öğrencinin en iyi ihtimalle yarısı türkçe bilmiyor bu çocuklara eğitim verecek kadrolar nasıl  yetiştirilecek yada mevcut mu ?

3-Sağlık hizmeti almak için hastanelere gittiklerinde meram anlatmak için yeterli derecede Arapça bilen tercüman sayımız var mı ?

4- Eli silah tutabilen yada minimum ile maksimum askerlik yapma yaşı arasındaki gençler vatandaşlık bağı ile bağlı olan Her Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı gibi askerlik vazifesini yapacak mı ?

5- Yine Minimum 1 milyona yakın işçiye nasıl İstihdam sağlanacak?

6- Yıllardır vatandaşlık bekleyen Ahıska Türkleri de bu kapsamda vatandaşlık hakkı kazanacak mı ? 7- Devletimiz kendi vatandaşını hala her kış soğuktan ve yangından onlarca insanını can kaybettiği çadırlar da mı ikame ettirecek ?

 

Sormamız gereken asıl sorular bunlar olmalı lakin bizler sanırım biraz belaltı gidiyoruz ve bize hiç yakışmıyor. Hac suresi 78 de adımızı "Müslüman" koyan Allah(cc) Hucurat 10 da bizi birbirimize kardeş eyledi. Dilimizi bilip bilmemesi aynı milletten olup olmamamız önemli değil şahsen zerre kadar da umrumda degil. Ama bizler hala en sevdiğimiz insanlarla bu konu hakkında tartışıp birbirinizin kalbini kırıyor ve henüz tanımadığımız insanlar hakkında da zan ile hükmediyoruz.

 

Entegrasyon insanlık tarihinin her döneminde sıkıntılı bir süreç. Muhacir bir toplum olduğumuz için bu durumu en iyi bilen toplumlardan birisi de biziz hele hele diline ve kültürüne yabancı olduğun bir ülkede daha zor.

Örneğin yarım asırdır milyonlar ile tabir edilecek düzeyde göç verdiğimiz Almanyada bu uyum hala tam manasıyla sağlanabilmiş olmamalı ki Almanyada Uyum(Entegrasyon) Bakanlığı diye bir bakanlık var.

 

Burada en büyük iş yine bizlere düşüyor vatandaşlık bağı olsun yada olmasın bir süreliğine yada yada ömrümüzün sonuna kadar Suriye muhaciri  ile yaşayacağız. İnşallah tez zamanda sular durulur da döner herkes memleketine.

 

Velhasılı Suriye Muhaciri kardeşlerimizin vatandaşlığa alınması ne kadar problem çıkarabilecekse alınmaması da en az o kadar problem çıkarabilecek düzeyde.

 

Rabbim bizi ashabiye üzere hüküm verenlerden etmesin inşallah.

Görelim Mevlam neyler neylerse güzel eyler...

 

Selametle...




Bu haber 779 kez okunmuştur.
22.11.2017 10:19:46 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.