Orhan Güneş
Orhan Güneş



30 Ağustos Zafer Bayramı

30 Ağustos 2016 Salı 11:29

 Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferle beraber medeniyet nurları taşıyan kahraman ordumuzun kazandığı zaferlerden birinin, Büyük Taarruz´un yıldönümüdür.

Ama; 30 Ağustos sade bir tarih değildir.

Bu günün tarihe san veren bir anlamı vardır.

Bu günün heybedi, toprağa, denize ve göğe sığmayacak kadardır.

Çünkü bu gün; bağımsızlık ve yurt aşkıyla şahlanan Türk ulusunun Kurtuluş Savaşı´nı kazandığı, Sevr Antlaşması´nı parçaladığı, Lozan Barışı´nı sağladığı ve Cumhuriyetin temeline ilk harcı koyduğu gündür...

Yıl 1919, Mayıs´ın 15´i... Yunanlılar İzmir´de... Hedef, Türk´ün boynuna esaret kemendini takmak ve güzel Anadolu´ya sahip çıkmak...

Yunan saldırısı yaman başlar 1920´de... Güzel yurt köşeleri elden çıkar bir bir...

Kanla yoğrulur kara toprak, kanla sulanır.

Afyon, Kütahya, Eskişehir...

Ancak düzenli ordularla "Dur!" denebilirdi bu azgın Yunan´a.

Ve bir ordu yaratılır yoktan...

Bir ordu ki, yediden yetmişe dek, kadın erkek, kız kızan...

Silâh yokmuş, üniforma yokmuş, ne gam...

Ölesiye saldırırlar düşmana, diş var, tırnak var ya...

Ve bu inançla "yalnız düşman değil, milletin ters giden talihi de yenilir". İnönü´de...

Ardından yeni destanlar eklenir tarihe sırasıyla... İşte Aslıhanlar, Afyon, Kütahya... İşte Eskişehir, Dumlupınar, Sakarya...

Türk ordusunun Sakarya´da kazandığı zaferin bir başka benzeri yoktur yeryüzünde.

Bu savaş, bir milletin kaderini değiştiren ve 22 gün, 22 gece süren yaman bir uğraştır.

Bu savaş, insanlık duygularından yoksun, vahşi ve saldırgan bir düşmanın başını Türk´ün iman dolu göğsüne çarparak paramparça ettiği bir taştır.

Bu savaş, haksız, şuursuz ve kirli bir istilâ emelinin, Sakarya´nın köpürmüş sularında boğulduğu bir savaştır.

Bundan dolayıdır ki; insanlık tarihi sayfalarında Sakarya Meydan Muharebesi´ne müstesna bir yer verilmiştir.

Çünkü Türk ordusu, Viyana´da başlayan amansız çekilmeye Sakarya´da "Dur!" demiştir.

Atatürk´ün, "Hattı-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır.

O satıh, bütün vatandır.

Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça düşmana terk olunmaz komutundaki anlamı çok iyi kavrayan kahraman Türk ulusu Ya istiklâl, ya ölüm! parolasıyla mücadele etmiştir.

Vatanın bağrından düşmanı söküp atmaya kesin kararlı olan Türk ordusu, bütün gücünü toplar Ağustos 1922´de...

Artık her şey, Türk ulusunun haysiyet savaşına ve Akdeniz´i "ilk hedef" gösteren Atatürk’ün Eskişehir´den İzmir´e kadar sürdüreceği kahramanlık yarışına kalmıştır...

Sabırsızlıkla beklenen Büyük Taarruz, 26 Ağustos sabahı günün ilk ışıklarıyla başladı. Patlayan toplar bütün dünyaya şu gerçeği haykırıyordu sanki;

Duysun bunu, kâinatta herkes, Türk´ün sesidir, bu gürleyen ses…

Başkomutanından en son erine kadar bütün bir ordu, Türk gücüne ve Türk yenilmezliğine olan büyük inançla tek vücut olmuş, baştan başa kin, boydan boya hınç kesilmişti.

Bu yıllardan beri yakılan, yıkılan ve insanlığa sığmayan işkencelerle yok edilmek istenen Türk neslinin, Türklüğün süngüleşmiş, mermileşmiş bir iradesiydi sanki...

Kısaca; Bir yanda yürekleri kanatan bir görünüm, Her türlü bayağılık, şiddet, kan, ölüm...

 

Bir yanda iman dolu göğsünde vatan sevgisi, Ve... Yedi düvele karşı üstünlüğü Türk´ün...




Bu haber 1845 kez okunmuştur.

24.11.2017 19:46:50 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.