Hasan BOZBEY   hbozbey@ajansorhangazi.com
Hasan BOZBEY hbozbey@ajansorhangazi.com



Yine aynı kafa!

28 Ekim 2016 Cuma 08:19

Bu satırlardan sıklıkla dile getirdiğim bir husus var.

İlçede somut, faydalı ve ilçe menfaatleri için bir şey yapılıyorsa,

Bunun karşısında,

Daha doğrusu siyaseten kafa tasçı durumunda olan bazı kesimler,

Hemen devreye giriyor,

Ve ilk yaptıkları şey yapılan şeyin itibarsızlaştırılması çabası.

Öyle ki,

Bu insanlar, yapılan işin güzelliğin bilmelerine rağmen,

Farklı beklentiler içinde oldukları için,

Yapılanı itibarsızlaştırma organizasyonlarına giriyor.

Biz buna bir anlamda küçük olsun benim olsun mantığı da diyoruz.

Bu mantık, ne yazık ki bu ilçeye geçmişten bugüne kadar çok şey kaybettirmiş.

Neyse ki,

Kişiler üzerinde durmak yerine,

Olaylar ve sistemleri konuşmayı seven bizler,

Bu noktada da olayı çok kişiselleştirmeden,

Birkaç hususa dikkat çekmek istiyorum.

 

***

Biliyorsunuz, geçtiğimiz hafta Orhangazi Kaymakamlığı bir Vizyon Çalıştayı düzenledi.

Çalıştay ile ilgili haber ver yorumlarımızı geçmişte yine bu satırlardan dile getirmiştik.

Herkesin malumu olduğu üzere,

Çalıştayın birkaç amacı vardı.

Öncelikle bir swot analizi ortaya kondu.

Daha iyi anlaşılacak bir ifadeyle söylemek gerekirse,

Orhangazi’nin GZFT’si çıkarıldı.

Nedir GZFT?

Orhangazi’nin Güçlü ve zayıf yanları ile,

Orhangazi’nin fırsatları ve tehditleri net bir şekilde ortaya kondu.

Çalıştay sadece geçen hafta İstanbul’da yapılan 3 günlük oturumdan ibaret değil elbette.

Bunun bir ön hazırlığı vardı,

BEBKA tarafından projelendirilme aşaması vardı,

3 günlük oturumlar ve toplantılar vardı.

Bundan sonra da sonuçları ve eylem planlamaları var haliyle.

Uzun lafın kısası,

Bu ilçenin kaymakamı, kaymakamlık proje ekibi, kamu kurumları,

Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası ve diğer Sivil Toplum Kuruluşları bir Vizyon Çalıştayı için bir araya gelmiş,

Günler süren değerlendirmeler toplantılar gerçekleştirmiş,

Orhangazi’nin bugüne kadar yapılmayanını yapmış,

Geleceği planlamak için düşünmüşler, taşınmışlar bunları eyleme geçirmek için de yollar aramaya başlamışlar.

Buna karşılık birileri de çıkmış,

İşin bu kısmını görmezden gelip, vay efendim Vizyon Çalıştayı neden İstanbul’da yapılmışmış…!

 

***

Bunun adı işte itibarsızlaştırmadır, küçük olsun benim olsun mantığıdır.

Bu tür anlayışlara artık prim veren de olmamasına rağmen,

Kendini kaf dağında görenler olayın bu boyutunu görme gayretine düşüyorlar.

Bu zihniyetlere inat,

Orhangazi büyük düşünecek,

Geleceğini en iyi şekilde planlamak için çabalar harcayacak.

Birileri de seyredecek.

 

***

Bugünün konusunu bir hikaye ile sonlandıralım.

Çatlak testi hikayesi…

Köyün birinde bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna

astığı testilerle dereden su taşırmış evine.

Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış.

Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış; ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve.

Boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış.

İki sene her gün bu şekilde geçmiş.

Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış.

Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş.

Fakat zavallı çatlak olan testi, çok utanıyormuş.

Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş.

İki yılın sonunda bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak

testi, ırmak kenarında adama şöyle demiş:

´Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve

gidene kadar akıp gidiyor.´

Adam gülümseyerek dönmüş testiye;´Göremedin mi? Yolun senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu. Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok.

Çünkü ben başından beri senin kusurunu, çatlaklığını biliyordum.

Senin tarafına çiçek tohumları ektim. Ve hergün o yolda ben su taşırken, sen onları

suladın.

2 senedir o güzel çiçekleri toplayıp, masamı süslüyorum.

Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim´ diye cevap vermiş.

Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz her birimizin kendine has kusurları vardır.

Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı ilginç yapan, mükafatlandıran, renklendiren.

Etrafımızdaki her kişiyi,oldukları gibi kabullenin.

 

Onlardaki kusurları değil, içlerindeki güzellikleri görün.




Bu haber 890 kez okunmuştur.

21.6.2018 22:59:05 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.