Orhan Güneş
Orhan Güneş



Koalisyon dönemlerine son

10 Nisan 2017 Pazartesi 09:43

Referandum öncesinde ortaya atılan iddia ve asıl gerçekte var olan konulara değinmeye devam edelim.

Algı operasyonlarının bir diğer kısmı ise istikrarla ilgili…

Türkiye´nin parlamenter sistemle girdiği koalisyon krizleri unutturulmak isteniyor.

Çünkü cumhurbaşkanlığı sistemi koalisyon dönemlerine ve krizlere son veriyor.

Koalisyon yokluk, istikrarsızlık ve umutsuzluk demek.

Türkiye ilk kez 20 Kasım 1961´de koalisyona tanıştı.

Faiz ve enflasyon tek haneli rakamlara ilk kez ak parti iktidarında indi.

Cumhurbaşkanlığı sistemi ekonominin tek merkezden yönetilmesini sağlıyor.

Böylece ekonomide hedefler daha hızlı gerçekleştirilebiliyor.

Dev projeler bürokrasiye takılmıyor.

Cumhurbaşkanlığı sistemiyle kalıcı istikrar kurumsallaşıyor.

Türkiye´nin önünü açacak olan anayasa değişikliğini engellemek için başlatılan kara propagandanın perde arkasında bu var.

Algı operasyonu yapanlar geçmişte birçok liderin başkanlık sisteminin gerekliliğini savunan açıklamalarını da perdeleme çabası içine girdi.

Örneğin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal...

Türk siyasetine damgasını vuran Özal "Başkanlık sistemi şart" diyen liderlerden biriydi.

Başkanlık sistemini savunan sadece Özal değildi...

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel´de Özal ile hemfikirdi.

Başkanlık Sistemini getirmek isteyen bir diğer lider ise MHP´nin merhum genel başkanı Alpaslan Türkeş´ti...

Türkeş ve arkadaşları 12 Eylül sonrası bu uğurda idamla yargılandı...

Necmettin Erbakan, ve Muhsin Yazıcıoğlu da sistem değişikliğinde hem fikirdi.

Ancak Türkiye´nin ihtiyaçlarını iyi bilen liderlerin bu görüşleri perdelenmeye çalışıldı.

15 Temmuz´daki darbe girişimi parlamenter sistemin açıklarını ortaya çıkardı..

Hem bürokrasideki derin oluşumlar hem de paralel ve cuntacı yapılar karşısında sistemin nasıl savunmasız kaldığı görüldü.

Ve darbe girişimi sırasında tankların önüne çıkamayanlar cumhurbaşkanlığı sistemine karşı aynı safta buluştu.

Algı operasyonları birbiriyle asla aynı fotoğraf karesinde yer almaz denilenler tarafından el birliğiyle yürütülüyor. .

CHP, SAADET PARTİSİ , HDP, PKK, FETÖ VE DHKP-C aynı safta yer aldı...

1980 darbesinin ürünü olan anayasa savunulmaya başlandı.

"Açık" ve "çift başlı" olan parlamenter sistem bu yapıların bir örümcek ağı gibi kadroları sarmasının önüne geçemedi.

Bu yüzden Türkiye´ye güç katacak olan cumhurbaşkanlığı sistemine karşı "diktatör" söylemiyle algı operasyonları başlatıldı.

O algı operasyonlarının odak noktasına ise yine Cumhurbaşkanı Erdoğan konuldu.

Başkanlık Sistemini savunan merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal da "diktatör" söylemli algı operasyonlarının hedefi olmuştu.

80´li yıllarda kendi deyimiyle ülkeye çağ atlatan Özal büyük bir dirençle karşılaştı.

Sandıkta bileğini bükemeyenler algı operasyonlarına başvurdu.

Dönemin gazeteleri yaptıkları yayınlarda Özal´ı diktatör olarak nitelemeye başladı...

Amaç, itibarsızlaştırmaktı.

Amaç, Özal´ın siyasi hayatını sona erdirmekti.

Özal bir şekilde şüpheli bir şekilde öldü ya da öldürüldü.

Bu yaşananların bir örneğini de  Recep Tayyip Erdoğan’da görmemek için referandumu iyi okuyup analiz etmek gerekiyor.

 

 




Bu haber 238 kez okunmuştur.

24.11.2017 19:49:28 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.