Hasan BOZBEY   hbozbey@ajansorhangazi.com
Hasan BOZBEY hbozbey@ajansorhangazi.com



Aslolan teşkilat değilmidir?

12 Haziran 2017 Pazartesi 13:15

Ak Parti’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partinin başına yeniden geçmesi ile birlikte başlayan yeni süreç devam ediyor.

Tarihi kongreden sonra Erdoğan’ın genel başkan seçilmesi,

Ardından belirlenen yeni MKYK ve MYK’dan sonra farklı kesimlerden farklı beklentiler de oluşmaya başladı.

Erdoğan’ın özellikle partinin başına geçiş sürecinde “yenilenme” başlığı altında verdiği mesajlar,

Parti üst düzey yöneticilerinin söylemleri

MYK ve MKYK’nın değişmesi,

Bu değişimin tabana da sirayet edeceği beklentilerini de artırdı haliyle.

Yani aşağı yukarı 1-2 aydır devam eden bu süreçte,

Herkes farklı beklenti içine girdi.

Bu söylentiler ve beklentiler öyle acayip noktalara ulaştı ki

Bazı yorumlar ve beklentileri görünce,

Bu insanların ya siyaseti bilmediklerini,

Yahut da Ak Parti’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı hiç tanımadıklarını anlıyoruz.

 

***

AK Parti’deki beklentiler ve söylentilere bakarken iki başlıkta herşeyi değerlendirmekte fayda var.

Birincisi Ak Partili çevrelerin beklentileri

İkincisi ise AKP’lierin beklentisi.

Bu iki kesimi birbirine karıştırmamak,

Hatta bu iki kesimi birbirinden iyi ayırt etmek gerekiyor.

 

***

Ak Partililerin beklentileri net ve belli.

Partinin ve dolayısı ile ülkenin bekası, iyiliği ve geleceği.

Elbetteki özellikle son referandum sonuçları gönül insanı durumundaki AK Partilileri üzmüş olacak ki,

Haliyle de çeşitli beklentiler içinde olmaları gayet doğal.

Bu onların hakkıdır da.

Ancak bu kesimin en belirgin ve gerçek yönleri şu,

Ne yapılacaksa yapılsın ama parti ve teşkilat asla zarar görmesin.

Yani niyetleri halis, beklentileri halis.

 

***

İkinci kesim, yani AKP’lilerin beklentisi ise çok farklı.

Bu tür kesime bakarken şu değerlendirmeleri ve tespitleri yapmak gerek.

AKP’li olanlar, öyle enteresan tipler ki,

Parti binasının önünden geçmeyen,

En kritik zamanlarda gerçek hayatlarında yada sosyal yaşantılarında “Aman ne olur ne olmaz biz yine de ortada duralım” diye düşünenler,

Partinin mevcut yönetimleri ve idarecilere muhalif oldukları için, parti binasının önünden dahi geçmeyen,

Partinin hiç bir etkinliğine katılmayıp,

Parti üst düzey yöneticileri ortalarda göründüğünde kenardan köşeden başlarını uzatıp ortadan kaybolanlardan oluşuyorlar.

Bunların içinde eski belediye başkanları da var,

Eski meclis üyeleri de var,

Gelecekte başkanlık hayali kuran eski ilçe yöneticileri de var.

Bu türler öyle ilginçtirler ki,

Kendi egoları ve beklentileri yüzünden,

Ülke ve parti için en kritik virajlarda veya seçimlerde tam tersi karşı cenahta mücadele etmiş olmalarına rağmen,

Büyük bir pişkinlik içinde belediye başkanlığı dahil başka koltuk hayaliyle de koşturup duruyorlar.

 

***

En belirgin özellikleri ise sanki Orhangazi’de sağlam bir kitleleri varmış gibi sağda solda caka satıp, sosyal medya üzerinden enteresan enteresan mesajlar verirler.

Bu türlerin 16 Nisan referandumunda amansız ve kıyasıya bir şekilde hayır cephesinde yer aldıkları da zaten herkesin malumu.

Buna rağmen utanmadan sıkılmadan kendilerini AK Partili gibi gösterip,

Hatta sıkı birer Reisçi oldukları imajı bile sergilerler.

Oysa bunların ne Reis’le,

Ne teşkilatla, ne dava ile ne de bu ülkenin geleceği ile ilgili hiç bir kaygıları olmadığını cümle alem bilir.

Tek düşündükleri kendileri ve kendi avaneleridir.

Bir koltuk kapma, bir kimlik kazanma peşinde koşmaktan başka hiç bir kaygıları da yok ne yazık ki.

 

***

Bilmedikleri de bir şey var aslında;

Geçmişte yığınla örneği de vardır.

AK Parti onların bildiği yada düşündüğü gibi bir teşkilat değildir.

Ak Parti onların hayalindeki AKP hiç değildir.

AK Parti Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüdür,

Ayrıca bu ülkenin de son 15 yılına damga vurmuş başarılı bir partidir.

Bu başarısı da çoğu noktada ortaya koyduğu vefa duygusu ile,

Doğru ile yanlışı ayırt edebilmesinden gelir.

Onların düşündüğü gibi Ak Parti bir zenginler kulübü hiç değildir.

Öyle de olmayacaktır.

 

***

Ak Parti ile AKP’liler arasındaki fark da zaten burada ortaya çıkar.

Ak Partiliyim diyen adam her şartta, her koşulda ve her durumda partisine sırtını dönmeyip,

Kritik seçimler ve kritik dönemeçlerde partisine sırtını dönen değil,

Aksine partisine her ne pahasına olursa olsun sahip çıkanlardır asıl teşkilatçı olanlar.

 

***

Daha da önemlisi,

Kişiler değildir Ak Parti,

Davadır, davaya inananların buluştuğu bir partidir.

Yoksa, öyle bu parti eğer partisi için yırtınan, koşturan, gecesini gündüzüne katıp partisine katma değer katanları dışlayıp,

Zor zamanlarda ortadan kaybolanlarla yoluna devam etmiş olsaydı,

Ortada ne bir parti olurdu,

Ne de bir dava.

O yüzden hiç kimse boş hayallere ve heveslere kapılmasın.

Recep Tayyip Erdoğan’ın partisinin başına geçmesi ile birlikte eğer bir değişim olacaksa,

Söylediğim bu kriterler doğrultusunda olacaktır,

Aksini bekleyen ise tam bir hayalkırıklığı yaşayacaktır,

 

Bunu da zaman içinde zaten görmüş olacağız.




Bu haber 553 kez okunmuştur.

18.7.2018 06:10:20 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.