Hasan BOZBEY   hbozbey@ajansorhangazi.com
Hasan BOZBEY hbozbey@ajansorhangazi.com



Yeni dönem ve Davutoğlu

29 Ağustos 2014 Cuma 10:10

Önceki gün Ankara’da, yeni Türkiye sloganı ile yeni dönemin adımları atılmaya başlandı.

Ak Parti 1.Olağanüstü Genel Kurul sonrasında koltuk yeni sahibine,

Türkiye’nin de yeni başbakanına geçmiş oldu.

Yeni Başbakan Ahmet Davutoğlu oldu.

 

***

Davutoğlu isminin ülke gündeminde en fazla konuşulmaya başladığı dönemler Başbakan danışmanlığından dışişleri bakanlığına getirildiği dönemler oldu.

Fakat bilenler biliyordu,

Stratejik Derinlik adı ile yazdığı kitap,

Özellikle dış Türkler konusundaki uzmanlıkları,

Davutoğlu’nun akademik kariyeri ayrı bir öneme sahipti.

 

***

Ahmet Davutoğlu ismini sadece bir iki makale yada kitaptan biri olarak,

Davutoğlu’nu 1 Mayıs 2009’da dışarıdan atanan Dışişleri Bakanı olduktan hemen sonra bir programda takip etme şansım olmuştu.

 

***

Aynı sene, TİKA’dan sorumlu Devlet Bakanı Faruk Çelik’in İstanbul’da bir organizasyonu vardı.

Bu organizasyon Yurtdışında yaşayan Türkler, Türk Cumhuriyetleri, yurtdışındaki Türk Dernek yada Vakıflarının Türkiye’deki temsilcilikleri için verilen bir yemekti.

Yemekte, ağırlıklı olarak yurt dışından gelen türk temsilciler vardı.

Başka ülkelerde Milletvekilliği, belediye başkanlığı meclis üyeli, vakıf yada dernek başkanlığı yapan 3 bine yakın davetli vardı.

Aynı yemekte Orhangazi’den Balgöç, Orgöç ve Kafder’de yer aldı.

Bu 3 derneğimizle birlikte ben de bu yemeğe katılmış,

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Devlet Bakanı Faruk Çelik ve yeni Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu dinleme şansım olmuştu.

 

***

O toplantıda yeni bir şey öğrenmiş,

Ahmet Davutoğlu’nun çevresinde “Hoca” diye tanındığına ilk o gün şahit olmuştum.

Ve Davutoğlu’nun o günkü konuşmasında ise 3 şey çok dikkatimi çekmişti.

Birincisi; konuşmasını yapmak üzere Davutoğlu kürsüye çağrıldığında özellikle yurtdışından gelen Türk temsilcilerin ayağa kalkıp Davutoğlu’nu uzun uzun ve çılgınca alkışlamaları.

İkincisi son derece mütevazi yaklaşımı,

Üçüncüsü ise konuşması esnasında ettiği bir cümle;

O cümle şu;

Dışarıda da Türkiye’nin ayağına takılmaya çalışılan prangaları aşarak, Türkiye’yi kontrol edilebilir bir ülke veya kontrol edilmesi gereken bir ülke değil, aksine bölgesel ve küresel barışa ağırlık verebilen, yumuşak güç kullanarak çevresinde gelişmelere, dinamiklere yön verebilen bir ülke konumuna getirmek.

Bu cümleyi sonrasındaki bazı mülakatlarında ve konuşmalarında da dile getirmiş olması

Dışişleri bakanlığı döneminde bu düsturu da sürdürdüğü anlamına gelir.

Belki bugüne kadar bu söylemin somut yansımalarını görmedik,

Ama

Gelecekte bunları göreceğimizden de kuşkum yok.

 

***

Davutoğlu konusunda söylediğim ve yurt dışından gelen Türk temsilcilerinin çılgınca alkışları ise benim en fazla ilgimi çeken konu olmuştu.

Öyle ki,

Türkiye’de bir çok kesimin dahi yakından tanımadığı Ahmet Davutoğlu’nun

Nerede “Türk” varsa oralarda çok yakından tanındığını görmek,

Türkiye’de ise o dönemde neden bu kadar tanınmadığını görmek çok ilgi çekici olmuştu benim açımdan.

İşte 2009’daki o toplantıdan bugüne kadar geçen süreç kendisini Başbakanlık koltuğuna kadar taşıdı.

 

***

Bugün tüm otoritelerin de ortak fikri,

Ahmet Davutoğlu’nun o koltuğa en fazla yakışan ismi olduğu yönünde.

Elbetteki bu görevde henüz yeni olduğu için,

Kesin bir kanaat getirmek zor.

Fakat şu bir gerçek ki,

Davutoğlu başbakanlık koltuğunda asla yabancılık çekmeyecek.

 

Bunu bugünden görebilmek mümkün.




Bu haber 1947 kez okunmuştur.

22.8.2019 02:34:51 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.
Gaziantep Klima Servis Gaziantep Klima Montaj Gaziantep Klima