Orhan Güneş
Orhan Güneş



Başörtülü kadına da şiddete hayır desenize

3 Ekim 2017 Salı 12:50

29 Eylül akşamı İstanbul Ataşehir’de yolda yürüyen bir bayana önce omuz atan daha sonra kadın tepki gösterince dönüp yumruk atan şerefsiz nihayet yakalandı.

Ve bu şerefsizin Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisi 24 yaşındaki Hakan Dündar olduğu öğrenildi.

Bu şehir magandası ‘‘sinirliydim, psikolojim bozuktu, özür dilerim’’ gibi yalanlar atacak inşallah inanmazsınız…

Ve bu şerefsizin diplomasını yırtmayan üniversiteye de yazıklar olsun!

Sen kimsin ulan savunmasız bir bayana önce omuz atacaksın, sonra da yetmemiş gibi yumruklara yere sereceksin!

İnsanlıktan nasibini almamış bu mahlûkat yarın okulunu bitirip doktor olacak…

Düşünün hastalarına neler yapabileceğini…

Acilen bu saldırganın eğitim hakkı elinden alınmalı…

Potansiyel bir maganda yetişiyor bunun önlemi acilen alınmalı…

Mini etekliye saldıranın da başörtülüye saldıranın da cezası kesilmeli yanlarına kar kalmamalı…

Medyada saldırganın CHP üyesi olduğu konuşuluyor ve bunun üzerinden yorumlar yapılıyor…

Ya hu bunun ne önemi var!

İdeolojilere karşı şiddete hayır dedikçe toplumdaki bu nefret bunalımından çıkamayız.

CHP üyesi olmuş, Ak Parti üyesi olmuş ne fark eder?

Bir zamanlar lise mezunu üniversite terk mankenin biri demişti: ‘‘çobanla benim oyum bir mi?’’ diye

Alın size üniversite tıp öğrencisi!

Şimdi bu olay karşısında deve kuşu gibi başını toprağa gömenler, sesini çıkaramayanlar, çıkarmayanlar(!) ne düşünüyor acaba?

Saldırıya uğrayan kişi başörtülü olduğu için ne yazık ki ülkemde gündem olamadı.

Bayanın saçı açık, üstüne bir de mini giymiş olsaydı dünyayı ayağa kaldıracak olanlar nedense çıtını çıkaramadı bu olaya!

Sizin insanlığınız, adaletiniz, şerefiniz bu kadar…!

Benim şahsım da, vicdanım da çok rahat…

Mini etekli bayana tekme atan şerefsize de tepki vermiştim, başörtülü bayana yumruk atan şerefsize de veriyorum…

Ama insan ayırt edip, inancına göre şekil alan bukalemunlar sizin yatacak yeriniz yok!

Demek ki sizin mücadeleniz kadına şiddet değilmiş…

Açık saça, mini eteğe, başörtüsüneymiş sizin mücadeleniz…

1973’te Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar adlı kitabında, insanlık öldü demişti de kimse inanmamıştı.

Meğer ne kadar da haklıymış… İnsanlık ölmüşte ağlayanı yok…

İşte insanlığın ölümü ile ilgili o yazı: HEPİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN

 

Nihayet insanlık da öldü. Haber aldığımıza göre, uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayata gözlerini yummuştur. Bazı arkadaşlarımız önce bu habere inanmak istememişler ve uzun süre, ‘Yahu insanlık öldü mü..?’ diye mırıldanmaktan kendilerini alamamışlardır. Bu nedenle gazetelerinde, ‘İnsanlık öldü mü?’ ya da ‘İnsanlık ölür mü?’ biçiminde büyük başlıklar yayımlamakla yetinmişlerdir. Fakat acı haber kısa zamanda yayılmış ve gazetelere telefonlar, telgraflar yağmıştır ; Herkes insanlığın son durumunu öğrenmek istemiştir. Bazıları bu haberi bir kelime oyunu sanmışlarsa da, yapılan araştırmalar bu acı gerçeğin doğru olduğunu göstermiştir. Evet, insanlık artık aramızda yok… İnsanlıktan uzun süredir ümidini kesenler, ya da hayatlarında insanlığın hiç farkında olmayanlar bu haberi yadırgamamışlardır. Fakat, insanlık aleminin bu büyük kaybı, birçok yürekte derin yaralar açmış ve onları ürkütücü bir karanlığa sürüklemiştir; o kadar ki, bazıları artık insanlık olmadığına göre bir alemden de söz edilemeyeceğini ileri sürmeye başlamışlardır. Bize göre, böyle geniş yorumlarda bulunmak için vakit henüz erkendir. İnsanlık artık aramızda dolaşmasa bile, hatırası gönüllerde her zaman yaşayacak ve çocuklarımız bizden, bir zamanlar insanlığın olduğunu, bizim gibi nefes alıp ıstırap çektiğini öğreneceklerdir. İnsanlığın güzel ve çekingen yüzünü ben de görür gibi oluyorum. Zavallı insanlık kendini belli etmeden sokaklarda dolaşır ve insanlık için bir şeyler yapmaya çalışanları sevgiyle izlerdi. Bugün için insanlık ölmüşse de, onun ilkeleri akıllara durgunluk verecek bir canlılıkla aramızda yaşamaya devam edecektir. İnsanlıktan paylarını alamayanlar için zaten bir ölüydü; onun bu kadar uzun yaşamasına şaşılıyordu. Yıllarca önce küçük bir kasabada dünyaya gelen insanlık, dünya savaşlarından birinde, çok rutubetli bir siperde göğsünü üşütmüş ve aylarca hasta yatmıştı. Bu olaydan sonra, hastalığın izlerini bütün ömrünce ciğerlerinde taşıyan insanlık, önce ki gece sabah karşı nefes alamaz olmuş ve gösterilen bütün çabalara rağmen gün ağarırken doktorlar, insanlıktan ümitlerini kesmek zorunda kalmışlardır. Doğru dürüst bir tahsil göremeyen ve kendi kendini yetiştiren insanlık hiç evlenmemişti. Küçük yaşta öksüz kalan insanlığa, doğru dürüst bir mirasta kalmamıştı; bu yüzden sıkıntılarla geçen hayatı boyunca insanlık, başkalarının yardımıyla geçinmeğe çalışmıştı. İnsanlığın ölümüyle ülkemiz, boşluğu doldurulması mümkün olmayan bir değerini kaybetmiştir. Gazetemiz, insanlığın yakınlarına baş sağlığı ve sonsuz sabırlar diler. Not: merhumun cenazesi, önce, uzun yıllar yaşamış olduğu hürriyet caddesinden geçirilecek ve ölümüne kadar içinde barındığı ümit apartmanı bodrum katında yapılacak kısa ve sade törenden sonra toprağa verilecektir.”




Bu haber 70 kez okunmuştur.

18.10.2017 23:01:39 

Yorum bulunamadı.

bursa güvenlik sistemleriantalya transferbursa web tasarımorhangazi haberkontrol vanası matbaa merdanelerimerdane
Copyright © 2010 Ajans Orhangazi. Tüm Hakları Saklıdır.Haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek dahi izinsiz kopyalanamaz kullanılamaz.